Yükseliş ve düşüşün gelgitlerinde dengesini koruyabilmektir marifet.
Düşmek, fiziksel bir hareketi ifade ettiği gibi duygusal ve mecazi olarak da pek çok anlam içerir. Hem tabiat hem de tüm varlık için bazen bir muştu olur bu düşüş, bazen de kara bir haber.
Mesela cemreler düşer havaya, suya, toprağa. Bu düşüş bir bitiş gibidir ama aslında ilkbaharın müjdesidir ve bir diriliş başlar yeryüzünde.
Bir tohum düşer toprağın karanlık ve nemli sinesine; yitip gitmiştir görünüşte. Oysaki yine bu düşüş, devasa bir ağacın, filizlenip fidan haline gelmesi, dallanıp meyve vermesinin bir başlangıcıdır.
Kar taneleri düşer dağa, taşa, tepeye, ovaya. İlk bakışta bu dondurucu soğuk yolları kapatsa da, ulaşımı zora soksa da, aslında toprağın suya kanmasının, nehirlerin coşmasının, tabiatın rengârenk sabahlara erişmesinin habercisidir.
Düşmek, kimi zaman elemdir, elden kayıp gidenlerin ardından ağlatır; kimi zaman da teslimiyettir, takdire boyun eğdirir.
Düşmek acıtır, yapılan bir hata ya da alınmayan bir tedbir sonucu hem maddeten hem de manen yaralar insanı. Ama bazen de keşiftir; hatalarıyla yüzleşmesi, otokritik yapabilmesi için kendisiyle diplerde buluşmasıdır.
Düşmek, her şeyin sona erdiğini düşündürür çoğu zaman. Oysa ayakların yere değdiği anda güçlü bir sıçrayış, belki de çöküşünü kıyama dönüştürüverecektir.
Yükselmek de düşmek gibi derin manalar, ağır yükler taşır. Nasıl ki her düşüş ya bir yıkımdır ya da bir imar; yükseliş de ya mamur eder insanı ya da viran.
O yüzden yükselmek, sadece yukarıya doğru bir tırmanış değildir; aynı zamanda çıktığı kadar aşağılara düşüvermenin riskini de barındırır. Mesela, yükselmek zirveye çıkaran adımlar atmaktır ama dikkat edilmeyen her hızlı yürüyüş insanı uçurumun kenarına getirir.
Her yükseliş insanın ayaklarını yerden keser, heyecan vericidir fakat başının göğe erdiğini düşündüğü anda yapmış olduğu yanlış bir hareket, onu boşluğa savurur da tepetaklak yuvarlanıverir. Hırs ve kibir ile elde ettiği makamında yüceldiğini zannederken, zeminin kaygan olduğunu ancak düşerken fark eder.
Evet, en güzel bir biçimde yaratılan insan için; "...Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz..." (En'âm, 6/83) ve "Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik." (Tîn, 95/5) ayetlerinde ifade edildiği gibi yükseliş ve düşüşün gelgitlerinde dengesini koruyabilmektir marifet.
Next