Bu akşam, yatsı namazının ardından kılacağız teravihi, kavuşacağız on bir ayın sultanına. Aralanacak gönlümüzün özlemiyle bir kapı bu gecede.
Bir ev düşünün… Kapısında sessizlik asılı, duvarlarında hüzün yankılı. Mûte’nin kızgın kumları üzerinde rüzgâr esmiş, bir yiğidin sesi duyulmuştu.
Her gün biriktiriyoruz; sessizce, farkında olmadan, kimi zaman da göz açıp kapayıncaya kadar. Duygular, anılar, kırık-dökük parçalar, hüzünlü saatler…
Gecenin en sessiz yerinde, yıldızlar suskun, gökyüzü sükuta bürünmüş, rüzgar narin bir el gibi hafifçe camlara doğru dokunurken bir kalp, sahibini arar.
Şu dünya hayatında hepimiz her gün imanımızla, ibadetimizle, amelimizle, sözlerimizle, işimizle, yapıp ettiklerimizle hasılı her halimizle ihlas ve samimiyet sınavına tabi tutuluyoruz.
Bu bağlantı sizi https://www.diyanethaber.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.