Ebu Hureyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Sevgili Peygamberimiz (sas) : “Burnu yere sürtünsün!” buyurur. Ve bu sitem dolu ifadeyi üç defa tekrarlar. Ashab, “Ya Resulallah, kimdir o?” diye sorunca Peygamber Efendimiz (sas), “Yanında annesi ile babasından biri yahut her ikisi ihtiyarlayıp da cennete giremeyen kişidir.” buyurmuştur (Müslim, Birr, 10).
Anne ve baba, ailenin temel yapısını oluşturan iki ana unsurdur. Allah (cc), aile yapısının oluşumunu ve ulaşılmak istenen hedefin ne olduğunu bizlere şöyle haber veriyor: “ Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır.” (Hucurat, 49/13).
Bir erkek ile bir dişinin bir araya gelmesiyle toplumun temel yapısı aile oluşmuş olur. Ailenin genişlemesi ile amca, dayı, teyze, hala ve kuzenler ile bu yapı bir topluluğa dönüşür. Aileler arttıkça topluma dönüşmeye başlar. Bütün bu ilişkiler, insanların birbirlerini tanıması, kaynaşması ve birbirleri ile olan iletişimlerini güçlendirmek için vardır. Akraba ilişkileri, bu anlamda dinimizin ehemmiyetle üzerinde durduğu konulardan birisidir.
Akrabalık ilişkileri, onların durumlarını sormak, iyi günlerinde yanlarında olmak ve musibet anında da yaslarına ortak olup hüzünlerini paylaşmaktan geçer. Bununla beraber, yardımlaşma ve ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmak da bu ilişkilerin kapsamına girmektedir. Akraba ilişkilerinin en başında anne ve babaya karşı sorumluluklarımız gelmektedir. Bizleri büyütüp, eğiten ve her anımıza şahitlik eden ebeveynlerimize karşı sorumluluklarımıza bu hadiste dikkat çekilmektedir.
Hadis, bizler açısından hayatın doğal bir parçası gibi görünen ebeveynlerimize sahip çıkma konusunu, titiz bir anlatımla vurgulamaktadır. Çocuklarına merhamet ile yaklaşan, eğitimlerine destek veren ve büyüyüp toplum içerisinde bir saygınlığa kavuşmaları için uğraşan ebeveynlerin, çocukları üzerindeki haklarının unutulmaması gerektiği hatırlatılmaktadır. Dünün çocukları büyüyüp olgunlaştıklarında, ebeveynlerinin kendileri için yaptıkları fedakarlıkların karşılığını vermeyi unutmamaları gerekir.
Resulullah (sas)’in bu uyarısı toplumsal bir gerçekliğin yansımasıdır. İnsanın hiç unutmaması gereken ebeveynlerini bile ihmal etme kaygısını taşıyan Peygamber Efendimiz (sas), toplumsal yaşama katkı sunacak bir uyarıda bulunmaktadır. Cennetin kapısına kadar gelmiş ve kendisini cennete götürecek bir fırsatı değerlendiremeyen kişinin “burnu yerde sürtünsün” diye bir ifadeyle bu uyarıyı yapmaktadır. “Bu fırsatı tepme, hem anne babanın gönlünü al, hem de Allah’ın (cc) rızasını kazanarak cennete gir” diye gayet makul ve güzel bir uyarı yapılmaktadır.
Burada sanki cennet de çok basitmiş gibi yanlış bir anlaşılmaya da mahal vermemek gerekir. Zira iki yaşlı insanın son demlerine şahitlik edenler, cennetin kolay olmayacağını hemen anlayacaklardır. Kendilerine cennete girme imkanı sunulmuş olmaktadır. Anne ve babaları hastalık, yaşlılık, çaresizlik hallerinde yalnız bırakmamak, çaba ve gayret gerektiriyor. Merhamet ile şefkat ile her gün ilmek ilmek gönüllerini dokumak lazım. Onların bizlere küçükken gösterdiği şefkat ve merhameti bizim de yaşlılıklarında onlara göstermemiz gerekmektedir.
Anne ve babaya gereken değeri göstermek, akrabalar ile ilişkileri sürdürmeye çalışmak ve toparlayıcı bir rol üstlenmek gayret gerektirir. Bu çabanın karşılığı ise, cennet müjdesidir.
Next