1 Muharrem 1448/16 Haziran 2026

Şeâir

Her inanç dünyasının sembolleri vardır. Tarih bunun mücadelesi ile doludur. Hilal ve haç kavgası bunun en belirgin olanlarındandır. Bir toplum inandığı değerlerin rengini ve sembollerini öne çıkarmaz ise başkalarının sembolleri kendisini etkiler. Günümüzde sinema teknolojisinde, dijital dünyada ve reklamlarda her inanç grubunun sembollerini sıklıkla görebiliyoruz. Günlük konuşma dilinden edebiyatın her bölümünde kullanılan dil, kıyafet, mimari ve her türlü görselde bunu görmek mümkündür. Bu itibarla her Müslüman toplum kendine ait şiarları/sembolleri yerli yerinde kullanmalıdır.

Hicret

Hicret olayı kendi içinde birçok ders barındırmaktadır. Sadece din uğrunda kişinin yurdunu, bütün biriktirdiklerini, hatıralarını hatta ailesini bile terk etmesi sıradan bir hadise değildir. Asr-ı saadette meydana gelen bu kutlu olay tarih boyunca Müslümanlara kaynaklık etmiştir. Anadolu’ya Balkanlar’dan ve Kafkaslar’dan gelen insanımıza biz hicretten öğrendiğimiz ders ile “muhacir” deriz. Anadolu’nun birçok yerinde “muhacir köyü” olarak anılan yerleşim yerleri vardır. Tabiatıyla muhacir varsa bunun karşılığında “ensar” da vardır.

Hicrî Takvim

9 Eylül 622 Perşembe günü Müşrikler dâru'n-nedve'de toplanıp her kabileden bir gencin katılmasıyla Peygamberimize karşı suikast planlıyorlar. Böylece akıllarınca kan davasını da önlemiş olacaklar. (DİA,”Hicret” md.)

Ama Efendimiz Yâsin suresindeki ayetleri okuyarak aralarından ayrılıp gidiyor. 10-11-12 Eylül Cuma, Cumartesi ve Pazar günlerini mağarada geçiriyorlar. 13 Eylül günü yola çıkarlar ve 20 Eylül Pazartesi günü Kuba’ya ulaşırlar. Medine’ye vuslat tarihi: Bi’setin (peygamberliğin) on üçüncü yılı yani 24 Eylül 622’de.

Hicretten 17 yıl sonra, Hz. Ömer’in halifeliği esnasında, Hz. Ali’nin teklifi ile Hz. Peygamber'in (sas) hicret ettiği yılın 1 Muharrem'i olan 16 Temmuz 622 tarihi Hicrî-Kamerî Takvim için "takvim başlangıcı" olarak kabul edilmiştir.

16 Haziran Salı günü hicrî 1448 yılına girdik.

Dersler

Hicretin bize öğrettiği bazı dersleri şöyle ifade edebiliriz:

1- Hicret, Allah için yapılan bir göçtür.

2- Üç temel şahsiyet: Hz. Peygamber, Hz. Ebubekir ve Hz. Ali.

3- Her hal ve şartlarda "emanet" kavramına olan dikkat öne çıkmıştır.

4- Atılan her adımda beşere düşen sorumluluk hiçbir zaman unutulmamıştır. Sonra tevekkül edilmiştir.

5- Hicret - Edep – Nezaket: Hz. Ebubekir, Peygamberimize bir zarar gelmemesi için adeta etrafında pervane gibi dönmüştür.

6- Ebubekir ailesinin fedakârlığı çok önemlidir.

7- İşi ehline vermek düsturu böyle zorlu bir yolculukta bile terk edilmemiştir. Abdullah b. Uraykıt örneği.

8- Hicretle müesseseleşme gelmiştir. Mescid-i Nebi ve Kuba mescitleri inşa olunmuş, zekât ve oruç gibi ibadetler farz kılınmıştır.

9- Müslümanlar din uğrunda ciddi fedakârlık göstermiştir. Yurtlarını, bir kısmı ailelerini bu uğurda terk etti.

10- Hicrette, ahde vefa ve dostluğun nasıl olması gerektiği görülmüştür.

11- Muâhât (kardeşlik) anlaşması yapıldı. Hicret ve İsar (Kardeşini Kendisine Tercih Etme) anlayışının en güzel örnekleri yaşanmıştır.

12- "Ensar" ve " Muhacir" kavramları ortaya çıktı. Ensar: Din için canla başla yardımda bulunan; Muhacir: Din için yurdunu terk edendir. Din uğrunda yurdunu terk edenlerin Müslüman toplumdaki yeri tarihte her zaman ayrı olmuştur...

13- Hicretten sonra Mekke dönemine ilaveten üçüncü bir grup ortaya çıktı: MÜNAFIKLAR

14- Hicret sadece mekânda değildir. İyiye güzele gitmek de hicretin ruhudur. Hicret daha iyi Müslüman olmaktır. “Yerinde muhacir olmaktır.”

15- GÜNÜMÜZDE HİCRET: Haramlardan uzak bir hayata talip olmaktır. Hz. Peygamber (sas) buyuruyor ki: Gerçek muhacir, Allah’ın nehyettiklerinden uzak durandır

Hicrî Yeni Yılınızı tebrik eder, tüm insanlığa hayırlar getirmesini niyaz ederiz.