İnsan hayatı inişli çıkışlı yollar ile çevrilidir.  Kişinin duyguları ise yürüdüğü bu yollar üzerindeki duruma göre değişiklik arz ederek davranışlara da sirayet eder. Gelgitler yaşadığı bu dönemlerde insan, sırtını yaslayacağı sağlam bir yere, sığınacağı muhkem bir kaleye, tutacağı güvenli bir ele ihtiyaç duyar. Ama öyle vakit olur ki yaslandığı yer kurur, sığındığı kale yıkılır, tuttuğu el felç olur.

Dış dünyada gördüğü bu savrulmalar, iç aleminde, ruhsal çöküntülerle karşılık bulur. Sonra görür ki fani ve geçici olan her şeyin, olaylar karşısındaki yorumu, tavrı, beklentisi de ortama göre ani ve ezicidir. Ve anlar ki, kusurları affeden, hataları bağışlayan, karşılıksız seven ve nimet veren, sonsuz merhametiyle, rahmet kapılarından kulunu buyur eden, baki ve ebedi olan Cenab-ı Hak’tır.

Nedir bu her daim açık olan kapılar derseniz? Mesela;

Sevinç Kapısı

Üzüldüğümüz günler vardır. Ağlamaktan sesimiz kısılır, ümidimiz kaybolur yüreğimiz acır.  Böyle günlerde yardımcı bir güç beklenir. Derdimizi dinleyen, yaramıza deva olan bir kapı ararız. Tam buldum derken birden kayboluverir. Yüze çarpılmayan tek kapı “...Bizden üzüntüyü gideren Allah'a hamdolsun...” (Fâtır, 35/34.) ayetiyle dile getirilen, sevinç kapısıdır.

Kolaylık Kapısı

Kör kuyularda kaldığımız zamanlar vardır. Havasızlıktan nefesimiz daralır, ışık almaz gözümüz kararır. Böyle zamanda kurtarıcı bir el beklenir. Bir çıkış yolu gösteren, kurtuluş reçetesi sunan bir kapı ararız. Tam açılıyor derken birden kapanıverir.  Zorluk göstermeyen tek kapı “Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah/94, 5-6.) ayetince zikredilen, kolaylık kapısıdır.

Tevekkül Kapısı

Kırıldığımız kişiler vardır. Vefasızlıktan hatır azalır, af dilemez sözümüz yarım kalır. Böyle kişilerden gönül alıcı bir söz beklenir. Yüzümüzü gülümseten, günümüzü aydınlatan bir kapı ararız. Tam elimizi uzatırken birden kilitleniverir. Kilit tutmayan tek kapı “...Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah’a arz ederim...” (Yusuf, 12/86.) niyazıyla cevap bulan tevekkül kapısıdır.

Umut Kapısı

Hayal kırıklığı yaşadığımız anlar vardır. Beklemekten canımız sıkılır, isteğimiz olmaz, umudun yerini kaygı alır. Böyle anlarda yapıcı bir dil beklenir.  Kalbimizi yatıştıran, içimizi ferahlatan bir kapı ararız. Tam aradığım bu derken birden gidiverir. Yitip gitmeyen tek kapı “Allah, kuluna yetmez mi?..” (Zümer, 39/36.) ilahi sorusuyla karşılık bulan, umut kapısıdır.

Yıldız MUMYAKMAZ