Takva; Allah’ı sevmek, O’na saygı duymak, O’nun rızasına nail olmayı ümit ve azabına uğramaktan endişe etmektir. Takvanın ilk derecesi İslam’ın özü olan kelime-i tevhiddir. Yani “La ilahe illallah Muhammedün Resûlullâh!” demektir. Takva sahibi mümin bu sözü kalbiyle tasdik, diliyle ikrar eder. Allah ve Resûlü’nü herkesten ve her şeyden daha çok sever. Takvanın ikinci derecesi Allah ve Resûlü’ne itaattir. Takvayı kuşanan mümin, İslam’ın bütün gereklerini yerine getirme azmindedir; namazını dosdoğru kılar, malından Allah yolunda harcar. Adaleti ayakta tutar, sözünde durur. Kul ve kamu hakkını gözetir. Anne babasına, akraba ve komşusuna, tanıdığına, tanımadığına iyi davranır. Kazancının helal ve temiz olmasına dikkat eder. Allah’ı razı edecek işler yapmaya özen gösterir. Takvanın zirvesi ise kalbimizden mâsivâyı yani Allah’tan gayrısını söküp atmaktır. Takva ehli mümin; kalbini kötü duygulardan, fena huylardan ve Hak’tan alıkoyan her şeyden arındırır.
Ameller niyete göredir. Herkes sadece niyetinin karşılığını alır... (Buhârî, Bedü’l-vahy, 1)
Next





