Sultan I. Ahmed (1603-1617) tarafından Başmimar Sedefkâr Mehmed Ağa’ya Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin tam karşısına yaptırılmıştır. 1616’da ibadete açılmış ve 1617’de bütün mefruşatıyla tamamlanmıştır. Sultanahmet Camii, külliyesiyle birlikte İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken eserlerden biridir. İç yapısında mavi İznik çinilerinin kullanılmış olması bu muhteşem yapıya ayrı bir güzellik katar. Bu özelliği nedeniyle Mavi Cami olarak da bilinir. Caminin geniş avlusu ve beyaz minberi de görülmeye değerdir. Duvarlarında her biri birer sanat eseri olan İznik çinileri ve kubbe süslemeleri ziyaretçilerinin dikkatini çekmektedir. Sultanahmet Camii, sadece dinî bir yapı olmanın ötesinde, aynı zamanda bir sosyal ve kültürel merkez niteliği taşır. Bugün, hem ibadet yeri hem de turistlerin yoğun ilgisini çeken bir mekân olarak hizmet vermektedir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan cami, İstanbul’un silüetine önemli bir katkı sağlamakta ve her yıl milyonlarca ziyaretçi çekmektedir.


Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir imtihandır; büyük mükâfat ise Allah’ın katındadır. (Teğâbun, 64/15)