Altın, gümüş, döviz, TL vb. para cinsinden olan şeylerin birbirleriyle değiştirilmesine sarf denir. Sarf akdinde bedellerin peşin olması gerekir. Bedellerden birinin veresiye olması hâlinde yapılan işlem faize (nesîe ribasına) dönüşür. Buna göre altının, vade farkı uygulanmasa bile veresiye olarak satılması caiz değildir. Kart sahibi olan kurumun (bankanın), kredi kartı ile yapılan satışın bedelini anında satıcının hesabına yatırması hâlinde, yapılan alışverişin sahih olacağı söylenebilir. Altın bedelinin anında satıcının hesabına geçirilmeyip daha sonra ödenmesi durumunda yukarıda belirtilen sarf akdi şartına riâyet edilmediği ve altının para ile veresiye satışı söz konusu olduğu için caiz olmaz. Her halükârda altının peşin ödeme ile alım satımının yapılmasının daha doğru olduğu, Müslüman olarak şüpheli şeylerden kaçınılması ve peşin para ile altın veya dövizin alınmasının daha isabetli ve ihtiyatlı olacağı kesindir.
• Balkan Şehitlerini Anma Günü
Next





