Bir şehir… Hareketli kalabalıkların içinde sakin ve yapayalnız… Hamaset dolu nutukların arasında suskun ve vakur…
Üzerine söz söyleyenlerin derin dağınıklığa rağmen ümitvar…
Soykırımcı zihniyetin işgaline karşı umutla nöbette…
Kudüs…
Bir şehir…
Haykıran, yakınan ve muzdarip…
Sakin ve vakur duruşuyla, adeta maruz kaldığı muameleye haykırıyor.
Müstağni duruşuyla, sanki bigânelikten yakınıyor.
Herkesin dilinde olup gönle inemeyişten ıztırap duyuyor…
Kudüs…
Bir şehir…
İncinmiş, kırgın, mahzun…
Maruz kaldığı muameleye sessiz kalınmasına incinmiş.
Birazcık da kırgın… Kırgınlığı yalnız bırakılışından.
Harimi ismetine el uzatanlara tepkisiz kalınmasından dolayı hüzünlü…
Kudüs…
Bir şehir…
Asil, metin, latif…
Her şeye rağmen asalet ve azamet dolu…
Türlü zorbalığa karşı tüm metanetiyle sapasağlam…
Onca nobranlığa rağmen oldukça latif…
Kudüs…
Bir şehir…
Bekliyor, umuyor...
Beklenti içinde gözlüyor.
İşgalcinin eziyetine karşı dirençle, kardeşinin suskunluğuna karşı umutla bekliyor.
Biliyor ve inanıyor: suskunluk biterse, işgalcinin eziyeti de sona erecek.
O günün hayaliyle bir umut bekliyor...
Kudüs…
Next