Peygamber sevgisi sınır tanımıyor

Diyanet İşleri Başkanlığı’nca bu sene “Peygamberimiz ve Gençlik” temalı Mevlid-i Nebi Haftası etkinlikleri sınırları aştı.

Diyanet Haber
Peygamber sevgisi sınır tanımıyor

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz Bulgaristan Rusçuk, Bükreş ve Romanya Köstence’de Hz. Peygamber’i anlattı.

Bulgaristan Rusçuk Hacı Mehmed Camisi Mevlid-i Nebi Haftası Programı

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Bulgaristan’ın Rusçuk kentinde Hacı Mehmed Camisi’nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Programı’nda hitap etti. 

Program İstanbul Müftü Yardımcısı Veysel Işıldar’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programda Bulgaristan Rusçuk Bölge Müftüsü Yücel Hayreddin bir konuşma yaptı. 

Programda konuşan İstanbul Müftüsü Yılmaz, “Hz. Peygamber’in (s.a.s.) mevlidini konuşmak üzere bugün aranızdayız. Allah Teala, Peygamberimizin (s.a.s.) bir rahmet, merhamet, şefkat, sevgi peygamberi olduğunu

Kur’an’da ifade ediyor. Bizi birleştiren Peygamberimiz (s.a.s.), Kitab-ı Kerimimiz, manevi duygularımızdır. Böyle soğuk bir mevsimde bizimle vaktinizi paylaşıyorsunuz. Bu tür hizmetler birlikte olduğu zaman bir anlam ifade ediyor.” dedi.  

Hz. Peygamber’in mükemmel bir insan olduğunu vurgulayan Yılmaz: 

“Gerçekten Cenab-ı Hakk’a ne kadar hamd etsek azdır. Çünkü bizi son Peygamber, rahmet Peygamberi Hz. Muhammed’e ümmet kılmıştır. Hz. Muhammed (s.a.s.) mükemmel bir insan, müstesna bir baba, eş ve muallimdi. Öğretmenliğin ve eğitimin ne anlama geldiğini, kime ne zaman nasıl yaklaşması ve neler söyleyerek insanları eğitmek gerektiğini en güzel uygulayandı. İnsanların onurlarını rencide etmeden yanlışlarını düzeltmeyi bilendi. Hz. Ayşe validemize O’nun nasıl bir insan olduğunu sorduklarında ‘O’nun ahlakı Kur’an ahlakı’ idi cevabını veriyordu. Hakim olduğu zaman adaletli, baba olduğu zaman merhametli idi. Şahsi menfaatler söz konusu olduğunda Peygamber (SAV) en gerilerde idi. Risk ve tehlike söz konusu olduğunda ise en önde idi. O külfette ve zahmette en önde ama nimette en sonda olmayı tercih ediyor. Biz böyle bir peygamberin ümmetiyiz.” İfadelerini kullandı.

Bükreş’te Mevlid-i Nebi Konferansı 

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, T.C. Bükreş Büyükelçiliği’nin himayelerinde, TİAD ve MÜSİAD Romanya’nın destekleriyle Romanya Din Hizmetleri Müşavirliğince düzenlenen Bükreş Mevlid-i Nebi Konferansı’nda hitap etti.

Programda konuşan Yılmaz, “Aslolan Hz. Muhammed’i anmaktan öte anlamak, O’nun bize öğrettiği güzellikleri yaşamak ve yaşatmaktır. Çünkü o insanlığın doğudan batıya, kuzeyden güneye korkunç bir karanlık içinde kıvrandığı Ortaçağ dünyasında teşrif etti. İnsanlığın aydınlanacak bir nur aradığı, kulakların Rabbani bir sese hasret kaldığı bir dönemde ‘Oku’ hitabına muhatap olarak Alemlere rahmet olarak geldi.” dedi.  

“Bizim aziz milletimiz Mevlid-i Nebi ve başka vesilelerle Hz. Peygamber sevgisini bir merhamet kuşanma unsuru olarak görmüş, Anadolu’da ve bu topraklarda egemen olduğu dönemlerde düşüncesi, fikri ne olursa olsun herkesle beraber ve birlikte yaşamanın en güzel örneklerini ortaya koymuştur” diyen Yılmaz, şunları söyledi: 

“Bugün Müslümanların başlarını önlerine eğdiren ve dış dünyada İslamofobia oluşmasına neden olan bir yanlışlık var. Dışarıdan yapılan operasyonlar, kurulan tezgahlar olabilir belki ama bunlar sığınılacak sebepler değildir.

Asıl neden İslam’ı algılamadaki bütüncül yaklaşımdan uzaklaşıp, parçacı bir yaklaşımla ayetleri ve hadis-i şerifleri yorumlamadı. Kur’an’ın ve hadis-i şeriflerin bütünlüğüne ne kadar uyduğuna bakmaksızın yorumlandığı için oradan İŞİD, Boka Haram ve terör doğuyor. Oysa ki, Resul-ü Ekrem’in (s.a.s.) bir rahmet elçisi olduğuna inanıyoruz. Onun şefkat peygamberi olduğunu, kendisi adına asla intikam almadığını, öfke taşımadığını, insanlık ve insanların huzuru için çabaladığını biliyoruz. Öyleyse bir eksiğimiz var. Nedir o eksik? Eksiğimiz Kur’an’ı ve sünneti okuyup anlamada ve yorumlamada parçacı yaklaşmamızdır. Usul bilgisinden uzak olarak Kur’an’a yaklaşıyor, sünneti algılamaya çalışıyoruz. Elhamdülillah bu coğrafyanın kadim dostları olan insanlarımız asla böyle yaklaşmadılar. Türkiye’de dini eğitim almış insanlar arasından bu terör örgütlerine bulaşanlar yok.” 
Yılmaz, “Bugün bizim bulunduğumuz yerden Müslümanlığın gülen yüzünü, şefkatli çehresini, insani ilişkilerde en güzel temsille insanlara sunmak borcumuz var. Yeryüzünde yaşayan Müslümanlar olarak hem Hz.

Peygamberin (s.a.s.) bir merhamet, şefkat ve sevgi peygamberi olduğunu ısrarla anlatmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Romanya Köstence Hünkar Camisi Mevlid Kandili Programı

Programa TC Köstence Başkonsolosu Sulhi Turan, Romanya Bükreş Din Hizmetleri Müşaviri Yunus Akkaya, Romanya Köstence Din Hizmetleri Ataşesi Arif Cevlek, Romanya Müftüsü Murat Yusuf ve İstanbul Müftü Yardımcısı Veysel Işıldar ile çok sayıda insan katıldı. 

Kur’an-ı Kerim tilavetinin yapıldığı ve duaların edildiği programda konuşan Yılmaz, “Elhamdülillah asırlardan beri sizler ve bizler Hz. Muhammed (s.a.s.) sevgisiyle, O’na benzeme derdiyle O’nun yolunu izlemeye çalışıyoruz. O’na ümmet olmak bizim için şereflerin en büyüğüdür. Gelin görün ki, çağımızda Müslüman olduğunu iddia eden bazı densizlerin yaptıkları yüzünden yeryüzünde Müslümanlar başlarını önlerine eğmek zorunda kalıyorlar. Müslümanlık eşittir terör gibi bir algı oluşturdular. İslam’ı terörle ve savaşla aynılaştıran bazı densizlerin yaptıkları bugün Müslümanlara bedel ödettiriyor. Ama geçmişe baktığınız zaman atalarımız başka din mensupları ve milletlerle dostça yaşayan ve gerçekten paylaşmayı bilen insanlar olarak önümüzde duruyor.” dedi.  

“Hz. Peygamberi anlamaya ihtiyacımız var” diyen Yılmaz, şöyle konuştu: 

“Bizim Peygamberi (s.a.s.) yakından tanımaya, Mevlid-i Nebi vesilesiyle anmaya, anlamaya, anlatmaya ve O’nun gibi olma arzusu taşımaya ihtiyacımız var. Peygamberimizin (s.a.s.) hayatı ve ahlakıyla ilgili çocuklarımızla beraber kitaplar okumaya ihtiyacımız var. Biz Hz. Peygamber’i özleyen, O’na hasret duyan bir milletiz. O’na olan sevgimiz ne kadar çoksa, O’nun gibi olma gayretimiz de o kadar çoktur. O’nu daha çok sevmemiz O’nun gibi olmayı ve O’nun ahlakı ile ahlaklanmayı doğuracaktır. O bakımdan her vesileyle Peygamberimize salat-u selam getirme derdinde olmalıyız.”
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER