banner250

banner246

04.10.2019, 06:00

İnsanı Tanımanın Üç Yolu

Hazret-i Ömer (R.a.)’in halifeliği döneminde demişler ki, “Yâ Emîra’l Mü’minîn! Ey Mü’minlerin Emîri! Camiide/mescidde bir kısım adamlar gördük ki, çok takva/muttakî, Allah’tan korkan insanlardı…”

Hz. Ömer, kendisine bu sözü söyleyenlere hemen oracıkta üç soru sormuş:

“O mescidde gördüğünüz ve bana ‘takva insanlar’ diye şehâdette bulunduğunuz insanlarla alışveriş yaptınız mı?”

“Yapmadık” demişler.

“Onlarla yolculuk yaptınız mı?”

“Hayır, Yapmadık”…

“Peki, onlarla komşuluk/arkadaşlık yaptınız mı?” Diye sormuş.

“Hayır, yapmadık” diye cevap vermişler.

“Hâ öyle mi? Demek siz onları mescidde boyunlarını sallarken gördünüz. Dikkat edin! Takvâ, boyun sallamakta değildir” diye onları uyarmış.

Yine Hazret-i Ömer (R.a.)’e atfen anlatılan bir rivâyette  -kimi kaynaklarda hadis-i şerif olarak geçer- şöyle buyurulur:

“Bir kişinin namazı ve orucu sizi aldatmasın. Onun dirhemle ve dinarla olan ilişkisine bakın!” Günümüzün değerleriyle ifade edecek olursak, para ile, mal-mülk ile olan, dolarla, avroyla olan ilişkisine bakın diyebiliriz.

Hz. Ömer'in bu cümlelerinden namaz olmasa da olur sonucu çıkmaz elbette. Zira namazsız müslümanlık olmaz...

Ancak...

Nasıldır? Alım-satım yaparken dürüst davranıyor mu, borcuna sadık mı, kendisine güvenilir mi, fâizle ve kumarla iş yapıyor mu? Kul hakkına, devlet hakkına, kamu malına eli uzanıyor mu? “Devletin malı deniz, yemeyen keriz” gibi mi bakıyor ticârete, alım-satıma, hayattaki kazançlarına? Bütün bunlara bakmak icâb ediyor.

İyi insan olmadan, iyi Müslüman olunmaz. Önce ahlâkımız güzelleşmelidir. Kur’an’da ilk inen âyetlerden bir tanesi, Rasûlullah (s.a.v.) Efendimizin ahlâkına vurgu yapar:

 “Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin!” (Kalem, 68/4) buyurulur.

Bizler, öyle bir hayat yaşamalıyız ki, ibadetlerimiz üzerimizde bir yük gibi algılanmamalı, bizde bir fazlalık gibi görülmemeli. Öyle güzel insanlar olmalıyız ki, ibadetlerimiz o güzelliği taçlandırır bir nitelik arzetmelidir.

Yine Rabbimiz Mâûn Sûresinde;

“Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar kıldıkları namazdan gâfildirler!” (Mâûn Suresi,4.ayet)  buyuruyor.

Demek ki namaz, oruç ve benzeri ibâdet ve davranışlar kişiyi gerçek Müslüman, şahsiyetli Müslüman, iyi Müslüman yapmaya yeterli olmuyor.Esas kulluk, muâmelede ortaya çıkıyor. Kulun karakteri ve şahsiyeti Müslümanlığının kalite ve kıvamını ortaya koyuyor.Rabbimiz ahlakımızı Efendimiz(as)ın ahlakına benzetsin.Öyle ki bizi görenler ,bizi böyle güzelleştiren esasa; Kur’an’a ,Hz Peygamber(as) a yönelip güzelleşsinler.

Yorumlar (13)
Kadriye 7 ay önce
Allah razı olsun
Mülkinaz Okumuş 7 ay önce
Çok güzel bir yazı
Hakan Kayretli 2 yıl önce
Allah razı olsun hocam bizi ehli takva yolunda rabbim muvaffak eylesin inşallah
hikmet karaman 2 yıl önce
El bette önce okuyacaz sonra kendini duzeltecek uygulayacaksin sonrada anlatılır .
Hatice 2 yıl önce
Allah razı olsun hocam inanıyorum ki yaşadıklarımızı yazıyorsunuz tesir ediyor her konuşma ve yazınız rabbim sizlere hayırlı ömür versin.
z.Havadar 2 yıl önce
Allah önce yüreğinizi sonra kaleminizi kavi eylesin bu yazılarınızla imanımızın kuvvetini mukayese ediyoruz.
musa orak 2 yıl önce
Hocam elbette bende diğer yorumcular gibi sizleri beğenerek izliyorum ancak önce insan nasıl olunacak zaten ülkemizde önce müslüman sonra insan bu kavramlar daha anlaşılır olursa ki
Recep özmen 2 yıl önce
Amin inşeAllah hocam Allah Celle celalühü razı olsun
Necip Demirel 2 yıl önce
Hocam müslüman ülkedeyiz diyoruz ama etikette var maalesef. Uyarı niteliğindeki yazınız için gönlünüze , elinize sağlık.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın