İlk dönem İslam toplumu içinde yetişen seçkin şahsiyetlerden birisi de Hz. Peygamber’e duyduğu derin muhabbet ve bağlılık ile bilinen Abdullah b. Ömer’dir. Büluğ çağına ermeden Müslüman olması, Medine’ye hicretin ardından evleninceye kadar Suffe’de kalması, ablası Hz. Hafsa’nın Allah Resûlü ile evli olması sayesinde onun evine rahatlıkla girebilmesi gibi hususlar onun Kur’an’ın nüzul ortamında yetişmesini sağlamıştır. Abdullah b. Ömer, Resûlullah’ın birçok sahabinin görüp duyma imkânını bulamadığı davranış ve sözlerinin Müslümanlara aktarılmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Rivayet ettiği 2630 hadis ile en çok hadis rivayet eden yedi sahabinin (müksirûn) ikincisi olmuştur. Abdullah b. Ömer (ra), mutedil ve dengeli tavırlarıyla, sünnet eksenli Kur’an anlayışıyla, şüpheli konulara karşı gösterdiği tavizsiz tutumuyla, en önemlisi de Allah Resûlü’ne tabi olmada gösterdiği örnekliğiyle hem yaşadığı çağda hem de sonraki dönemlerde müminler için önemli bir referans noktası olmuştur.
• Trablusgarp Savaşı başladı. (1911)
Next





