Oruç ve hac ibadetlerinde olduğu gibi zekât konusunda da kamerî ay hesabı uygulanır. Buna göre zekâtla yükümlü olmak için kişinin 80.18 gr. altın veya bu değerde mala sahip olduğu andan itibaren üzerinden bir kamerî yıl (354 gün) geçmesi gerekir. Zira Hz. Peygamber, “Üzerinden bir -kamerîyıl geçmedikçe, o malda zekât yoktur.” (İbn Mâce, Zekât, 5) buyurmuştur. Nisap miktarı mala sahip olan kişinin yıl içinde kazandığı yeni mallar için ayrıca bir yıl bekleme şartı yoktur. Sonradan kazandığı bu mallar elindeki nisap miktarı mala tabi olur. Dolayısıyla zekâtın farz olduğu andan itibaren verilmesi gerekir. Bunun için belli bir kamerî ayı veya Ramazan’ı beklemeye gerek yoktur. Bununla birlikte mal sahibi dilerse nisaba ulaşmış olan malın zekâtını sene dolmadan önce de verebilir. Ayrıca zekâtını yıl içinde taksitle de ödeyebilir. Fakat zekâtta asıl olan, kişinin zekâtını vakti geldiğinde bir an önce vermesidir.


• İbn Haldun’un vefatı (1332–1406)
• Kocakarı Soğukları (Berdelacûz, Eyyâm-ı Husûm) sonu