Yüce Allah, insanoğlunu diğer varlıklardan farklı olarak hem iyiye hem de kötüye yönelebilecek bir potansiyelde yaratmıştır. İnsandan istenen daima iyiye yönelmesi; Allah ve Resûlü’nün emir ve yasakları doğrultusunda bir hayat sürerek dünya ve ahiret saadetine erişmesidir. Ne var ki insan, zaafları ve çevresel etkilerle, bilerek veya bilmeyerek zaman zaman günaha sürüklenir. Yüce Allah’ın kullarına lütfettiği “tövbe-istiğfar”, bu durumdan kurtulmak için bir “rahmet kapısı”dır. Tövbenin özü pişmanlık, nefsin kendisi ile hesaplaşması ve mücadele etmesidir. Ardından istiğfar etmek, yani, Allah’tan, affetmesini istemek gelmelidir ki, tövbe tamamlanmış olsun. Tövbeyi tamamlayan diğer bir unsur da, günahın derhal terk edilmesi ve bir daha ona dönülmemesidir. Hata işleyen bir insanın tövbe etmek amacıyla aracısız olarak doğrudan Rabbine yönelmesinde herhangi bir engel veya ön şart bulunmamaktadır. Yüce Allah (cc) insanın hatasından dönüp kendisinden bağışlanma dilemesinden memnun olmaktadır.
• II. Anafartalar Zaferi (1915)
Next





