Kurtulmak İstiyor muyuz Cehennem Azabından?

Eğer cehennem azabından kurtulmak istiyorsak; bizi yaratan Rabbimize gönülden...

Kurtulmak İstiyor muyuz Cehennem Azabından?
banner77

Kayseri İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, 10 Haziran 2018 Pazar’ı, 11 Haziran 2018 Pazartesi’ye bağlayan gecenin Yüce Rabbimizin katında bin ay dan daha hayırlı olan Kadir Gecesi olmasından dolayı, Hunat Camii’nde yatsı ve teravih namazı öncesi Kadir Gecesi üzerine bir sohbet yaptı.

Güven, sözlerinin başında, Kadir Gecesi’nin hayırlı ve mübarek olmasını, rahmet ve mağfiretin üzerimize bol bol yağdırıldığı bu güzel geceden azami derecede faydalanabilmeyi temenni ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ifadesiyle, ‘Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennem azabından kurtuluş’ olan Ramazan ayımızın rahmet ve mağfiret günlerini geride bıraktık. Şimdi de cehennem azabından azade olacağımız, kurtulacağımız, necata ulaşacağımız günlerin içerisindeyiz. Yüce Mevla, bizlere rahmetiyle muamele eylesin. Affolunmadık bir günahımızı bırakmasın. Bizleri, şu günlerin hürmetine cehennem azabından azade olan kullarından eylesin.

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), hem Ramazan ayı için hem de Kadir gecesi için önemli bir müjde vermektedir. “Kim, inanarak, ihlas ve samimiyetle sevabını yalnızca Allah Teâlâ’dan bekleyerek Ramazan ayında oruç tutacak olursa geçmiş günahları affolunur” buyurmaktadır. Bunun bir benzeri olarak da şöyle buyuruyor: ‘Her kim, Kadir gecesini, inanarak, ihlas ve samimiyetle, ibadât-u taatla geçirecek olursa geçmiş günahları affolunur.’ Bu kadar önemli bir müjdeye nail olabilmenin, biz mü’minler açısından büyük bir anlamı, önemi ve değeri bulunmaktadır.

Yaşarken, günahlar işleyip hatalar yaptı isek bunlardan arınmanın, bunları telafi etmenin başka bir yolu var mıdır? Gidebileceğimiz başka bir kapı var mı? Öyleyse yalnızca Rabbimize kulluk yapacağız ve yalnızca Rabbimizden yardım dileyeceğiz. Her gün beş vakit namazlarımızda kırk defa Fatiha Sûresi’nde Ya Rabbi yalnızca Sana kulluk yapar ve yalnızca Senden yardım dileriz’ diyoruz. Bizim başka gideceğimiz kapı olmadığı ve bu kapı da rahmet ve mağfiret kapısı olarak sürekli açık olduğu için şunu bilelim ki, bizler, ihlas ve samimiyetle Rabbimizin huzuruna varacak olursak bizleri boş çevirmeyecektir.”

“İmanla anlam bulur dünyamız.”

Ramazan ayını bir fırsat bilmemiz gerektiğini ifade eden Güven, rahmetiyle ve mağfiretiyle gelen Ramazan’ın, son günlerinde de bizleri cehennem azabından kurtarmak için geldiğini söyleyerek şu noktalara temas etti:

“Hazır mıyız? Kurtulmak istiyor muyuz cehennem azabından? Eğer cehennem azabından kurtulmak istiyorsak; bizi yaratan Rabbimize gönülden iman edeceğiz. İmansız bir hayat, boşa geçirilmiş bir hayattır, yaşamaya değmez, süfli bir hayattır. İmansız bir kalp, sinede yüktür. İmanla anlam bulur dünyamız. İman eden insan, kendisini yaratan Rabbinin, kendisine vermiş olduğu görevleri yerine getiren insandır. Şu halde O’na olan kulluğumuzu hakkıyla yerine getirmeliyiz. Kulluk… Özellikle de ibadetlerin özü olan dua ve ibadetlerin direği olan namaz. Eğer bizler, Rabbimize hakkıyla ve layıkıyla kul olabilirsek O, bizim günahlarımızı affeder. Bu dünyamızda, kalp huzuruyla yaşamamızı, ahirette ise ebedi cenneti kazanmamızı garanti eder Rabbimiz.

Şu mübarek Ramazan iklimini yavaş yavaş geride bırakırken, kendimizi muhasebeye çekmeliyiz. Acaba hayatımızda neler değişti şu Ramazan’da? İyiye giden bir yol, bir yön var mı, bakmalıyız. Eğer Rabbimizin rahmetinden istifade edemediysek, O’nun mağfiret ikliminden gereğince yararlanamadıysak yazık bize! Oysa o, rahmetiyle ve mağfiretiyle birlikte bize geldi, konuk oldu. Eğer istifade edemediysek sorumlu biziz demektir.

“Allahım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin; öyleyse beni de affet.”

Bu gece, en çok yapacağımız şey duadır. Çünkü Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), bu geceye mahsus olmak suretiyle, bize bir dua öğretti. Bu duayı bize, mü’minlerin annesi Hz. Aişe (radıyallahuanhâ) aktarıyor. Eğer o, merak edip de sormasaydı, belki de Efendimiz’den (sallallahu aleyhi ve sellem) böyle bir dua bize ulaşmayacaktı. Bir gün Hz. Peygamber (aleyhisselam), Kadir gecesinin anlam ve öneminden bahsedince, aziz ve pak olan Hz. Aişe annemiz dedi ki, ‘Ya Rasulallah! Eğer ben, Kadir gecesine rastlarsam, o geceyi idrak edersem bana ne tavsiye edersin?’ Peygamber Efendimiz de ona çok kısa bir dua öğretiyor: ‘Allahım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin; öyleyse beni de affet.’

Daha sonra Kadir Süresinin tefsirini yapan Müftü Güven, sohbetini gecenin ruhunu yansıtan dualar ederek tamamladı.

Cemaate, camilerin sahur vaktine kadar açık olduğunun bilgisi verildi. Teravih namazı sonrasında zikir ve tesbihatlar yapıldı. Sonrasında cemaatle teheccüd namazı kılındı. Sahur vaktine kadar ibadetle, taatle, tefekkürle, duayla vaktini bereketlendiren cemaate, Melikgazi Belediyesi’nin katkılarıyla sahur yemeği ikram edildi. Sahur programına Kayseri Milletvekili Sayın Sami Dedeoğlu ve Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç katıldı. Ayrıca bazı sivil toplum kuruluşları ve hayırsever vatandaşlarımızın da çeşitli ikramları oldu.

Son olarak Sabah namazının cemaatle kılınmasının ardından, Kadir Gecesi programının tamamlanması üzerine cemaat evlerine dağıldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER