Sure, adını birinci ayette geçen “enfâl” kelimesinden alır. “Fazlalık” anlamındaki “nefl” kökünden gelen “nefel”in çoğulu olan enfâl “savaşta elde edilen ganimetler” manasındadır. Bedir Gazvesi’nde müşriklerden elde edilen ganimetlerin Allah ve Resûlü’ne ait olduğunu, dolayısıyla Allah ve Resûlü’nün koyacağı ölçülere göre paylaştırılacağını bildiren, ayrıca müslümanlara Allah’tan korkmalarını, birbirleriyle iyi geçinmelerini, Allah’a ve Resûlü’ne itaat etmelerini emreden ayetle başlar. Bunun ardından gelen ayetlerde, gerek savaşta gerekse barış zamanında kişiyi başarıya götüren ve ahiret saadetini sağlayan etkenler üzerinde durulur. Diğer taraftan bu zaferin elde edilmesinde sayı çokluğunun değil inanç, azim, cesaret ve ilahi yardımın önemli olduğu vurgulanır. Surenin devamında asıl zaafın riyakârlık, inançsızlık ve dünya nimetlerine aşırı düşkünlükten kaynaklandığı bildirilir. Sure, İslamiyet’i benimseyen bütün Müslümanların aynı haklara sahip olduğunu ifade ederek sona erer.


Yaratan bilmez olur mu? O, bütün inceliklerin farkındadır ve her şeyden -haberdardır. (Mülk, 67/14)