Şehadet yeryüzünde iyiliği emretme, kötülüğe engel olma görevini canı pahasına yerine getirme azmidir. Bu yönüyle İslam’ın şehadet anlayışının özünde ölmek ve öldürmek değil yaşamak ve yaşatmak vardır. Canını imanına şahit kılması ile insanlığın nazarında ebedîleşen şehit, Allah’ın indinde de büyük mükâfat ve nimetlere mazhar olmasıyla ölümsüzleşir. Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği son din İslam’ı kabul ederek insanlık onuruna yaraşır şekilde hakkaniyetin peşine düşen Müslümanların gösterdikleri en tesirli tavır, esasında “ölüm”ü anlamlı ve değerli kılmak olmuştur. Yüce Allah, şehitlerin kendi âlemlerinde canlı olduklarını ve rızıklandırıldıklarını bildirerek şehitlerden saygıyla söz edilmesini beyan etmektedir. (Âl-i İmrân, 3/169, 170) Kur’an’da söz konusu durumun şehitlere tahsis edilmesi, onların üstünlüğünü ve şerefini açıkça göstermektedir.
• 9. Diyanet İşleri Başkanı Ali Rıza Hakses’in vefatı (1983)
Next





