Allah Teâlâ’nın insana emaneti olan can, imtihan dünyasına açılan kapımızdır. Hayır da şer de ancak can bedende iken elde edilir. Ne var ki sağlık kaybı da bu imtihanın bir parçası ve insan, bu süreçte sabır ve metanetle denenir. Bu nedenle hastalık gibi durumlarda kardeşlik bağları da güçlenir. Hastalığında ziyaret edilmeyi müminin mümin üzerindeki haklarından biri olarak nitelendiren Hz. Peygamber (sas), ashabından hasta olanları ziyaret etmeyi asla ihmal etmemiştir. Mesela ağır hasta olan Câbir b. Abdullah’ı (ra) evinde ziyarete gitmiş, kendinden geçmiş bir vaziyette bulduğu Câbir’i daha sonra Hz. Ebû Bekir (ra) ve Hz. Ömer’le (ra) birlikte tekrar ziyaret etmiştir. Hastalara karşı duyarlı olmak, ziyaret eden açısından bir erdem ve tefekkür, ziyaret edilen açısından ise bir hak ve onur vesilesidir. O hâlde, sağlıklı geçen her dakikanın paha biçilmez bir nimet olduğunu unutmayalım. Genç, dinç ve sağlıklı olduğumuz günleri iyi değerlendirelim. Helal ve temiz gıda ile beslenmeye dikkat edelim.
Yüce Allah’a en sevimsiz gelen meşru işlerden biri, boşanmadır. (Ebû Dâvûd, Talâk, 3)
Next





