Allah’a ve Resûl’üne gönülden bağlı olan her kişi kendi ailesinde, çevresinde ve günlük hayatında bağışlama erdemini göstermeye gayret eder. Zira öfkesini yenmek ve insanları hatalarından dolayı affedebilmek müttaki bir müminin özelliğidir. Affetmek, hata eden kişiye şefkat ve merhamet kanadını eğerek Müslümanca bir davranış dersi vermektir. Kötülüğe iyilikle yanıt vermek, intikam almak yerine bağışlamak şeytanın vesvese verdiği gibi insanı âciz ve zelil yapmaz. Bilakis Allah’ın (cc) onu daha izzetli, şerefli ve erdemli kılmasına vesile olur. İçindeki intikam hissine galip gelip bağışlamayı başarabilen Müslüman, bu değerli davranışıyla hem diğer insanlar nezdinde üstün bir mevki kazanır ve gönüllere girer hem de gösterdiği bu üstün davranışın meyvelerini ahirette ecir ve mükâfat olarak alır. Yani hem dünyada izzeti artar hem ahirette. Dolayısıyla bağışlamak affolmanın, bağışlanmanın ve Yüce Allah’ın engin merhametine sığınmanın nihayet affedilenler arasına girmenin de bir yoludur.
...Mücahid, Yüce Allah’a itaat yolunda nefsinin isteklerine karşı mücadele eden kimsedir. (İbn Hanbel, VI, 22)
Next





