İslam öncesi dinî durumu anladığımızda İslam’ın değerini, İslam’ın neden olduğu dönüşümü de anlamış oluruz.

Mekke, Kâbe’ye sahiptir ve bölgede kutsalın, ilahi olanın bilgisi vardır. Mekkeliler din olgusuna uzak, dini olana yabancı değillerdi.

İslam öncesi döneme baktığımızda Mekkelilerin çok “dindar” insanlar olduğunu görürüz. Ne kadar dindarlar? Şöyle sorayım “Dünya tarihinde evladını inancı için kurban etmeyi göze alan kaç isim biliyorsunuz? Birisi Hz. İbrahim ki kurban ibadetinin kaynağıdır.

Bir diğeri ise Hz. Peygamberin dedesi Abdulmuttalib. Tüm ısrarlara, kötü bir adet başlatırsın uyarılarına rağmen kimse onu ikna edemiyor ve inancına olan bağlılığı onu oğlunu kurban etme düşüncesinde ısrarcı kılıyor. Neticede oğlunu kurban etmiyor. Ancak gözden kaçırılmaması gereken husus çözümü yine inancında bulmuş olmasıdır. Putunun oğlu hakkında hüküm vermesini istiyor ve “putunun hükmünü uyguluyor” sadece bu örnek bile Mekkelilerin inanç hususundaki tutumunu göstermeye yeter aslında.

--------------------------

Doç .Dr. Nurullah Yazar

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi