Fetih, İslam düşüncesinin en önemli kavramlarından biridir. Dahası bir ideali ve ruhu temsil eder. Fetih deyince öncelikle akla gönüllerin fethi gelmelidir. Zira insandan sâdır olan her davranışın kökleri kalbe dayanır. İnsan, yüreğinde taşıdığıyla insandır. Hâl böyle olunca fetih; yürekleri hakka, hakikate, merhamete açmaktır. Kalpleri adalet, asalet gibi değerlerle ve insani erdemlerle buluşturmaktır. Fetih; bir coğrafyayı ele geçirmek, tahakküm etmek için değil; kötülüğün, zulmün elinden kurtarmak, orada güven ve huzuru tesis etmek için yapılır. Fetih seferlerinde amaç öldürmek değil yaşatmaktır. Korkutmak değil güven vermektir. Ele geçirmek değil özgür kılmaktır. Tehdit etmek değil umut vermektir. İntikam değil affetmektir. Nitekim fethin en büyük örneği olan Mekke’nin fethi aynı zamanda merhamet ve insanlık adına en güzel örneklerle doludur. Mekke’yi kuşatan zulüm ve haksızlıklar bu fetihle son bulmuş, Mekke huzura kavuşmuştur. Zira o, fatihi Son Peygamber olan bir fetihtir.
• Mekke’nin Fethi (M. 630, H. 20 Ramazan 8)
Next





