İmaret geleneği

Asırlarca kıtalara hakim olan necip ecdadımız, egemen oldukları yerlerde irfana susamış insanlar için kütüphane, medrese vb. eğitim müesseseleri; çarşı, bedesten, han gibi iktisadi müesseseler inşa etmişlerdir. Cami, mescit, tekke ve zaviye gibi dini müesseselerin yanı başında mürüvvetli ellerin inşa ettiği darüşşifa, darülaceze, imaret gibi sosyal müesseseler de günümüze kadar dimdik ayakta kalmışlardır. Bu tesislerin içinde, gelip geçen yolcuların, yolda kalmışların, öğrencilerin, fakir, yetim ve kimsesizlerin günlük iaşelerini temin ettikleri, sıcacık yemekle doydukları aşevleri olan imaretler ayrı bir öneme sahiptir.

İmaretler, dini müesseselerin bir parçası olarak asırlarca Osmanlı toplum hayatında önemli hizmetler görmüştür. Yolcuları, misafirleri ve yoksulları ücretsiz doyuran imaretler, II. Meşrutiyet döneminde ikisi hariç tamamen kapatılmıştır. Günümüzde hayırsever insanların imaretlere olan ilgi ve alakası artmakta ve ecdat yadigarı bu hizmet yerleri yeniden ihya edilmektedir.