Anadolu’da farklı inançtan insanlarla asırlardır bir arada yaşamış bir ülkeyiz

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Yeni Zelanda programının ikinci gününde Yeni Zelanda Etnik Toplumlar Bakanı Jenny Salesa ile bir araya geldi.

Diyanet Haber
Anadolu’da farklı inançtan insanlarla asırlardır bir arada yaşamış bir ülkeyiz

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Yeni Zelanda temaslarını sürdürüyor.

Erbaş, programının ikinci gününde, Yeni Zelanda Etnik Toplumlar Bakanı Jenny Salesa ile bir araya geldi.

Bakan Salesa’ya başsağlığı dileklerini ileterek konuşmasına başlayan Başkan Erbaş, şöyle devam etti:

“Acılar paylaştıkça azalır, mutluluklar paylaştıkça çoğalır”

“Sizlerin acılarını paylaşmak üzere buradayız. Acılar paylaştıkça azalır, mutluluklar paylaştıkça çoğalır. Sizlere Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan selam getirdim.

Bu üzücü olayın ardından Yeni Zelanda Başbakanı siz bakanlarla birlikte ve bütün yetkililerin seferber olması; bu acı olayı yaşayanlara, onların yakınlarına sahip çıkmanız ve bu olay karşısında çok sert tepki göstermeniz ve bu tavrınızla katile verilebilecek en büyük cezayı vermiş olmanızdan dolayı teşekkür ediyoruz ve dünyaya örnek olduğunuzu ifade etmek istiyoruz.

Olması gereken de buydu. Orada ölenler insandı ve bizler insanlık ortak paydasında, inançları ne olursa olsun buluşmamız gerekiyor. Bu buluşma Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde gerçekleşti.

Anadolu’da farklı inançtan insanlarla asırlardır bir arada yaşamış bir ülkeyiz”

Biz Müslümanlar olarak asırlardan beri farklı mezhepten, farklı inançtan insanlarla bir arada yaşamış, bin yıllık Anadolu’da büyük bir tecrübeye sahip olan bir ülkeyiz. Barış anlamına gelen İslam, her zaman insanların inançlarının farklılıklarını bir zenginlik olarak kabul etmiştir.”

Yeni Zelanda Etnik Toplumlar Bakanı Jenny Salesa ise Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladığı konuşmasında, Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’in terör saldırısı karşısında çok titiz davrandığını ve olayın yaşandığı ilk saatlerde,  “Bugün Yeni Zelanda’nın en karanlık günüdür.” ifadesini kullandığını söyledi.

Yeni Zelanda’da iki yüzden fazla etnik kökene sahip insanların bir arada yaşadığını ve ülke içerisinde 160’tan fazla dil konuşulduğunu belirten Salesa, insanların doğarken sahip olduğu, onunla büyüdüğü inançlarını, sonrasında gittiği ülkelere taşımasının çok önemli olduğunu ifade etti.

Din ve inanç özgürlüğüne büyük önem verdiklerini kaydeden Bakan Salesa, Yeni Zelanda hükûmeti olarak insanları kendi dinlerini yaşama noktasında teşvik ettiklerini dile getirdi.

Yeni Zelanda’da camilerin inşasını bizzat takip ettiğini söyleyen Salesa, ülke genelinde 60 civarında cami olduğunu ve bu camilerin güvende olduğunu, ayrıca Yeni Zelandalı Müslüman Kadınlar Birliği’nin çalışmalarına da destek verdiğini belirtti.

Yeni Zelanda halkının Müslümanlarla birlikte yas tuttuğunu ifade eden Bakan Salesa, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni Zelandalılar kendi aralarında 18 milyon Yeni Zelanda Doları topladılar ve bunu yaralı vatandaşların ailelerine ulaştırdılar. Yeni Zelanda’da böyle bir terör saldırısını ve sonrasında böyle dayanışmanın olacağını hiç kimse tahmin edemezdi. Şunu da belirtmek gerekir ki katil Yeni Zelandalı değildi.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın daveti üzerine Türkiye’de, İslam ülkelerinde temsilcilerin katılımıyla yapılan toplantıya katıldığını ifade eden Yeni Zelanda Etnik Toplumlar Bakanı Salesa, toplantıya katılan ülkelerin temsilcilerinin kendilerine, İslam’a ve Müslümanlara yapılan saldırı karşısında şu ana kadar böyle bir tepkiyi ve dayanışmayı hiçbir Batı ülkesinden görmediklerini söylediklerini aktardı.

Bakan Salesa şöyle devam etti:

“Cami saldırısının ardından silah edinme yasasını değiştirdik”

“Bu olayı başka ülkeler terör olayı olarak açıklamaktan kaçınırken ilk defa ve sadece Batılı bir terörist tarafından işlenen bu olayı Yeni Zelanda açık bir şekilde terörizm olarak tanımladı. Biz bu olayı sadece kınamakla kalmadık, olayın ardından Yeni Zelanda’da silah edinme yasasını değiştirdik. Olay yaşandığı andan itibaren, katilin silahları nasıl temin ettiği, olayı nasıl planladığı ve nasıl gerçekleştirdiği üzerine titiz çalışmalar yürüttük.”  

“Katilin bağlantıları ortaya çıkarılmalı”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın katilin silahı üzerindeki yazılar ve saldırıyı gerçekleştirmeden önce gezdiği ülkeler göz önünde bulundurularak bağlantılarının tespit edilmesinin önemine dikkati çekmesi üzerine, Jenny Salesa, bu amaçla Yeni Zelanda hükûmetinin bir komisyon oluşturduğunu ve komisyonun çalışmalarını titizlikler sürdürdüğünü, bir sonuca ulaşılması durumunda bunun dünya kamuoyu ile paylaşılacağını kaydetti.

Görüşmenin sonunda Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, terör saldırısının yaşandığı Linwood Camii’nin, bölgede yaşayan Müslümanların ihtiyacının karşılanması ve sembol haline gelmesi bakımından büyütülmesini teklif etti. Şayet bu yönde bir çalışma başlatılırsa destek verebileceklerini söyledi.

Yeni Zelanda Etnik Toplumlar Bakanı Jenny Salesa Başkan Erbaş’ın bu teklifi üzerine, cami veya kilise diye herhangi bir ayrım yapmadıklarını, bölgede yaşayan Müslümanların başvurmaları halinde gerekli çalışmaların yapılabileceğini dile getirdi.

Başkan Erbaş'a Yeni Zelanda programında Dış İlişkiler Genel Müdürü Erdal Atalay ile Sidney İdari ve Sosyal İşler Ataşesi Bilal Aksoy eşlik etti.

Diyanet Haber

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa hoca
Mustafa hoca - 2 ay Önce

Tebrik ediyorum çok güzel noktalara değinmiş başkanımız

SIRADAKİ HABER