İnsanlığın faydasına kullanılabilecek değerli bir bilgi birikimini kötülüğün hizmetine sunma çabası, günümüzün en büyük sorunlarından birisidir. Çeşitli coğrafyalarda yaşanan maddi ve manevi tahribatın büyük bir kısmının bilginin gücünün yanlış yerlerde kullanılmasıyla ilgili olduğu görülmektedir. İnsanlar çıkarlarına alet ettikleri bilgi sayesinde koca şehirleri bir bombayla yok edebilecek hâle gelmişlerdir. Aslında daha vahimi sessizce gerçekleştirilen katliamdır. Bu, kimi zaman Allah’ın insanlara bahşettiği hayat kaynaklarını kurutmak, ekolojik dengeyi bozmak, kimi zaman da canlıların, bitkilerin doğal genetik yapılarını bozmak şeklinde tezahür etmektedir. Hâlbuki bilgi sahibi olmak sorumlu olmak demektir. Bilgi arttıkça sorumluluk da artar. Bilgi; sahibini kendisine karşı, topluma karşı, tabiata karşı ve nihayetinde Allah’a karşı sorumlu hâle getirir. Kısacası bilgi, başlı başına bir sınavdır. Bilgi ahlakına sahip olma ve onu koruma ise daha da zor bir sınavdır.


Hediyeleşin. Çünkü hediye, gönülden kini söküp atar… (Tirmizî, Velâ, 6)