Gece ile gündüz, yaz ile kış gibi hilkati gereği bir birine zıt kavram ve olgular bir arada olamaz. Bunun gibi iman ve nifak birbirine zıttır ve bir arada olamaz. İman mahalli olan kalpte nifaka yer yoktur. Ancak müminler gaflet perdesi altında kalpteki imanı azaltırlarsa açılan boşluğu nifak kaplayacak, zamanla imana yer bırakmayacak şekilde müminin kalbi nifakla dolacaktır. “Hayır! Gerçek şu ki yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır.” (Mutaffifîn, 83/14) ayet-i celilesi ve “Kul bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta oluşur. Bundan vazgeçip tevbe ve istiğfar ettiği zaman kalbi parlatılır. Günaha devam ederse siyah nokta artırılır ve sonunda tüm kalbini kaplar…” (Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 83) hadis-i şerifi bu tam da bu durumu ifade etmektedir. Bu meyanda müminin kalbinde ya iman ya nifak olacağı görülmektedir. Müminlere düşen ise Kur’an ve sünnet ışığında yaşamak ve neticesinde hem dünya hayatında huzura ermek hem de ahirette ebedî saadeti kazanmaktır.
• DEMOKRASİ VE MİLLÎ BİRLİK GÜNÜ
Next





