“Kadının doğurması, doğumun ardından rahmin ve üreme organlarının normal hale dönmesi için gerekli olan süre” anlamında “nifâs” kelimesi kullanılır.

Doğum, düşük ya da kürtaj sebebiyle kadının döl yolundan gelen kanı ve doğum sonrasında kadının bazı özel hükümlere tâbi olmasını ifade eder.

Bu durumdaki kadına “nüfesâ” denir. Türkçe’de nifasa “lohusalık”, nifaslı kadına “lohusa” denilir.

Nifasın süresi doğumdan sonra başlar. Lohusalık süresinin alt sınırı yoktur. Üst sınır ise Hanefî mezhebine göre kırk; Şâfiî mezhebine göre altmış gündür.

Her kadın için farklı lohusalık süreleri olabilir. Kırk gün dolmadan bitebilir. Üst sınırlar geçtikten sonra görülen kan, lohusalık değil, özür kanıdır.

Ayrıca lohusalık günlerindeki kanama bir süre kesilip sonra devam ederse, kanamanın kesildiği günler de lohusalık hâlinden sayılır.

Lohusalığı sona eren kadının gusletmesi farzdır.

Kadınlarla âdet ve lohusalık hâllerinde cinsel ilişki kurmak haramdır.

Âdet ve lohusa kadınlar namaz kılamaz, tilâvet ve şükür secdesinde bulunamaz, oruç tutamaz ve Kâbe’yi tavaf edemezler. (Buhârî, Hayız, 1-6)

Kadınlar bu hâllerde kılamadıkları namazları daha sonra kaza etmezler, fakat tutamadıkları oruçları kaza ederler. (Müslim, Hayız, 67-69)