Mutluluk sebebi: Şükür

Mümin, Rabbine olan minnettarlığını bütün varlığıyla hisseder, dile getirir ve gösterir. Kalbiyle şükreder; Rabbini daima gönlünde taşıyarak O’na karşı borçlu olduğunu bilir. Diliyle şükreder; Rabbini her an övgüyle anar. Bedeniyle şükreder; elini, dilini, gözünü, kulağını iyi işlerde kullanarak her türlü çirkinlikten uzak tutar. Mümin bilir ki aklın şükrü iman etmek ve faydalı bilgi üretmek, ilmin şükrü bildiğini öğretmek ve uygulamak, malın şükrü ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak, sağlığın şükrü ise hayırlı bir insan olmak için çalışıp çabalamaktır. Peygamber Efendimiz buyurur ki; “İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez.” (Tirmizî, Birr, 35) O hâlde mümin, kendisine yapılan hiçbir iyiliği küçük görmez; nankörlük ve kibir göstermez. Anne babası, eşi ve çocukları başta olmak üzere, iyilik gördüğü herkese teşekkür etmekle mutlu olur. Rabbimiz, Şekûr’dur, yaptığımız faydalı işleri ödüllendirir. Hırslı ve açgözlü davranmayan, kanaatkâr ve nimete razı olan kullarını sever.

---

Bir Hadis: “Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne ve babası onu Yahudi, Hristiyan veya Mecûsî yapar.” (Buhârî, Cenâiz, 92)

Editör: Mehmet Öztürk