Kendi çocuklarımızla ilgili sorumluluklarımızın yanında yetimlere karşı da sorumluluklarımız vardır. Fıkıh kaynaklarında “lakît” ve “yetim” başlıklarıyla anlatılan çocuk haklarına dair hükümler İslam dininin bu konudaki hassasiyetinin ilmî olarak da işlendiğini gösterir. Tarihimiz boyunca çeşitli vakıflar üzerinden bu hassasiyet yerine getirilmeye çalışılmıştır. “Ben kurutulmuş et yiyen Kureyşli bir kadının oğluyum.” (İbn Mâce, Et’ıme, 30) diyen Allah Resûlü’nün ümmeti olan bizler nebevî tevazu duygusunu biraz olsun özümsemişsek eğer yetimlere ve muhtaçlara yönelik hayır yarışında yerimizi almak durumundayız. Peygamber Efendimiz, fakirlik ve hayat mücadelesi karşısında bitap düşen kızı Hz. Fâtıma’ya (ranhâ) ev işlerinde yardım edecek bir yardımcı ayarlanması konusunda bir devlet başkanı olarak kendisinden ricada bulunulduğunda, Bedir Savaşı’nın yetimlerinin bunda daha öncelikli olduğunu söylemiştir. Biz de peygamber ahlakına uygun olarak yetime yardım elini uzatmakla sorumluyuz.
• İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin’in vefatı (1924–2018)
• Çocuk Esirgeme Kurumu açıldı. (1921)
• Tokyo Camii, ibadete açıldı. (2000)
Next





