Mescid-i Nebevî, vahyin nazil olduğu merkezlerden biri olmuştur. Hz. Peygamber ibadet amacıyla ziyaret edilmesi gereken üç mescitten biri olarak belirtmiştir. Hz. Peygamber, burada kılınan namazın faziletini vurgulamış ve Ravza-i Mutahhara’yı cennet bahçelerinden biri olarak tanımlamıştır. Mescid, İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren önemli bir ilim ve kültür merkezi olmuş, ders halkaları ve ilmî münazaralar yapılmıştır. Mescid-i Nebevî; siyasi, eğitici, askerî, adli faaliyetlerin merkezi, barınma ve sosyal yardım yeriydi. Peygamber zamanında yaralıların tedavi edildiği bir çadır ve suçluların cezalandırıldığı bir direk bulunuyordu. Mescid, hukuki sorunların çözüm yeriydi. Mekke’deki Mescid-i Harâm gibi şehir hayatının merkeziydi ve avlusu toplantı yeriydi. Muhacirlerin oturduğu ve halifenin bilgi verdiği bir bölüm, kadın ve erkek sofaları ve sohbet alanı bulunuyordu. Mescid, ayrıca eski bir kütüphaneye ev sahipliği yapmış ve Osmanlı döneminde idari ve mali yapısı güçlendirilmiştir.


• Belgrad’ın Fethi (1521)
• Mohaç Zaferi (1526)