Dr. İşliyen: Mazlum coğrafyalar hep bize bakıyor

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Burhan İşliyen, "Mazlum coğrafyalar hep bize bakıyor. Bütün dualar ve ümitler bu ülkenin insanına yönelmişken, bu ülkenin insanının ırkçılıkla, mezhepçilikle, tarikatçılıkla, dünyevi birtakım menfaatlerle birbiriyle didişip ümitleri boşa çıkarmaya hakkı var mı?" dedi.

Diyanet Haber
Dr. İşliyen: Mazlum coğrafyalar hep bize bakıyor
banner66

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Burhan İşliyen, Kırıkkale Müftülüğünce düzenlenen "Milletin Sesi Mehmet Akif ve Çanakkale Şehitleri" konulu programda konuştu, İstiklal Harbi'ndeki ruhun halen milletin yüreğinde dipdiri ve capcanlı durmaya devam ettiğini söyledi.

"Her halükarda şehadete yürümeye hazır olmamız gerektiğini biliyoruz. Çünkü Çanakkale'de yedi düvel Çanakkale Boğazı'nı geçip de İstanbul'a girme azmini, gayretini ve niyetini bırakmış mıdır? Elbette bırakmış değildir." ifadelerini kullanan Dr. İşliyen, şöyle devam etti:

"Bazen terör örgütü PKK ile yüzünü gösteren, bazen FETÖ ile kendisini gösteren, bazen DEAŞ ile burnunu, yüzünü, başını gösteren, bazen de başka isimlerle kendisini göstermeye çalışan şer odaklarının tamamı, yeni boğazı geçme hamleleridir. Boğazı geçmeye çalışan İngilizler'e ve dünyanın dört bir tarafından gelen düşman askerine karşı Mehmetçik nasıl durduysa, nasıl bir imanı kuşandıysa, bugün bizim ve çocuklarımızın da o imana ve bilince sahip olması gerekmektedir."

"Gaflet, uyuma, dünyanın nimetlerine dalıp kalma, makam-mevkî hesabı peşinde koşma, şöhreti çoğaltma, tarlayı, bağı, bahçeyi artırma vakti değildir." ifadelerini kullanan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı İşliyen, mazlum ve mağdur insanların, ülkelerin, Türkiye hakkında çok büyük ümitler beslediğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Zimbabve'den tutun Singapur'a kadar, Haiti'den Küba'ya kadar... 15 Temmuz darbe girişiminde Arnavutluk'tan 50 otobüsün hazırlanıp Türkiye'ye gelmek için beklediğini, gençlerin bir kısmının hiçbir şeye bakmadan kara yoluyla İstanbul'a geldiğini biliyor musunuz? Mazlum coğrafyalar hep bize bakıyor. Geçenlerde bir program için Üsküp'teydim. Orada ileri gelen Türk asıllı bir dostumuzun söylediği vardı, 'Hocam iki şeye dua ediyoruz: Ölmeden Allah'ın rızasını kazanalım, bir de Türkiye Cumhuriyeti Devleti ayakta kalsın diye. Siz sendelerseniz biz düşeriz. Siz hastalanırsanız biz ölürüz. Ne olur kendinize dikkat edin.' diyorlar. Sabah namazında Afrika'da toplanılıp bu ülke için yapılan dualar var. Bütün dualar ve ümitler bu ülkenin insanına yönelmişken, bu ülkenin insanının ırkçılıkla, mezhepçilikle, tarikatçılıkla, dünyevi birtakım menfaatlerle birbiriyle didişip ümitleri boşa çıkarmaya hakkı var mı? Allah bu ülkenin insanına, mazlumların ümidini boşa çıkaracak hata yaptırmasın."

Diyanet Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER