Eğitimci Yazar Zeynep Rabia Özgül’ün konuk olduğu programda, Kudüs’te çocuk olmanın getirdiği pedagojik, eğitimsel ve yaşamsal zorluklar masaya yatırıldı. Programda, işgalci İsrail’in çocukların eğitim hayatını zorlaştırmak için yürüttüğü politikalar ve günlük hayattaki baskılar izleyiciye aktarıldı.
İşgalcilerin eğitim alanındaki caydırma politikalarına dikkat çeken Özgül, çocukların en temel haklarından biri olan eğitim hakkının nasıl engellendiğini şu sözlerle ifade etti:
“İşgalciler, Filistin’in her yerine sızmış durumda ve eğitimi sekteye uğratmak için her yolu deniyor. Okulların olduğu çevreyi kasten hedef alıyorlar; çocuklar hijyenik olmayan ortamlarda okula gitmek zorunda bırakılıyor. Bununla da yetinmeyip, çocukların okul yollarını kasten uzatıyorlar ve kontrol noktalarında uzun süre bekletiyorlar. Bu durum çocukların hem eğitim kalitesini düşürüyor hem de üzerlerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.”
- İnançlı Bir Milletin Direnişi
Programda, Filistinli gençlerin eğitim konusuna verdikleri önemin altını çizen Özgül, kontrol noktalarındaki bekleyişlerin ve her türlü kısıtlamanın aslında onları davalarına daha sıkı bağladığı ifade etti.
İşgalcilerin kurduğu kontrol noktalarında her gün saatlerce bekletilmenin Filistinli öğrenciler için rutin bir zorluk haline geldiğini belirten Özgül, tıp fakültesinde okuyan bir gencin bu süreci nasıl değerlendirdiğini şu sözlerle aktardı:
“Tıp okuyan bir öğrenci, okula gidip gelirken kontrol noktalarında çok fazla bekletildiği için bu durumu bir fırsata çevirmeye karar veriyor. Yollarda geçen süreyi Kur’an-ı Kerim ezberine ayırıyor. Bu kararlılığı sayesinde genç öğrenci iki yıl içerisinde hafızlığını tamamlıyor Bu başarı inançlı bir milletin en somut örneğidir.”
Özgül, işgalci politikanın ne kadar zorluk çıkarırsa çıkarsın, karşısında her zaman inançlı bir direnişle karşılaşacağını belirterek şunları ekledi:
“Karşılarında ne yaparlarsa yapsınlar yıldıramayacakları, çok istikrarlı çalışan ve gayretli bir millet var. Bir tıp öğrencisinin o bekleme sürelerinde hafız olması, bu halkın ruh köklerinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor.”
Programda işgalin çocuklar üzerindeki psikolojik tahribatı anlatıldı. Özgül, Kudüs’te oyun oynamanın bile hayati tehlike taşıyabildiğini şöyle anlattı:
“Kudüs’te çocukluk gerçeği çok farklı; oyunları her an bir siren sesiyle bölünebilir. 4 yaşındaki bir çocuk, arkasından gelen bir işgalcinin onu korkutması sebebiyle kalp krizi geçirerek şehit oldu. Bu çocuklar, işgalcilerin silahları ve mühimmatları arasında büyüyorlar.”
İsrail’in sosyal hayat üzerindeki kısıtlamalarına ve çocukların küçük sevinçlerine yönelik yasaklarına da değinildi. Bir dönem Mescid-i Aksa içerisine oyun oynamak için top sokulmasının bile bir "suç" olarak görüldüğü ve yasaklandığı paylaşıldı. Ayrıca Filistinli aileler üzerinde uygulanan ağır vergi ve caydırma politikalarının, çocukların hayatına ciddi mahrumiyetler olarak yansıdığı vurgulandı.
“Kudüs Ribatı” her Salı saat 19.00’da Diyanet TV’de...
Next





