Erbaş, camiler Müslümanların ilk mektebi, şehirlerin ruhu, mahallelerin kalbidir

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Eyüpsultan’da resmî açılışı gerçekleştirilen Hacı Osman Torun Camii’nde hutbe irad edip cuma namazı kıldırdı.

Erbaş, camiler Müslümanların ilk mektebi, şehirlerin ruhu, mahallelerin kalbidir

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle İstanbul Eyüpsultan’da resmî açılışı gerçekleştirilen Hacı Osman Torun Camii’nde hutbe irad edip cuma namazı kıldırdı.

Cuma hutbesine, “Bizler imanımızın gereği olarak mümin kardeşlerimize gönülden sevgi besler, saygı ve şefkat duyarız.” ifadesiyle başlayan Prof. Dr. Erbaş, şöyle devam etti:

“Tıpkı bir bedenin uzuvları gibi birbirimize destek oluruz. Bazen bir sohbetle kardeşimizi ferahlatır, bazen yüküne omuz veririz. Mali yardımlarımızla müminlerin derdine derman olur, dualarımızla manevi olarak da yanlarında yer alırız. Zira şeref kaynağımız, yüce dinimiz İslam, bizlere dayanışma içinde olmamızı emretmiştir. Cenab-ı Hak, başta zekât ve fıtır sadakası olmak üzere farklı ibadetlerimiz sayesinde yardımlaşma bilinci kazanmamızı murad etmiştir.”

Zekâtın İslam’ın beş temel esasından biri olduğunu hatırlatan Başkan Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zekât, yerine getirilmesi Allah tarafından kesin bir şekilde emredilen farz bir ibadettir. Rabbimizin verdiği bunca nimete karşı bir şükür ifadesidir.

Zekât, kardeşlik duygularını pekiştirerek zenginle fakir arasında sevgi ve güven tesis eder. Başta cimrilik ve mal hırsı olmak üzere birçok kötü huydan mümini korur. Bir taraftan malı temizlerken diğer taraftan müminin kalbini arındırır. Verenin de alanın da hayatına bereket olur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Yüce Rabbimiz, ‘Onların mallarından zekât al, bununla onları temizlersin, arıtıp yüceltirsin.’ buyurmaktadır. Bu emrin muhatabı olan Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ise bizlere ‘Sadaka vererek hastalarınız için Allah’tan şifa isteyin, mallarınızı zekât vererek korumaya alın.’ talimatında bulunmuştur.

Fıtır sadakası ise insan olarak saygın yaratılmanın, ömrün en kazançlı dönemleri olan ramazan günlerine erişmenin ve nihayet bayrama ulaşmanın şükrüdür. Ramazanın sonunu gören her Müslüman, kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu ailesi için belirli bir miktar yardımı bayramdan önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırmalıdır. Böylelikle gecesiyle gündüzüyle insanı ibadete davet eden mübarek ramazan ayını iyilikle sonlandırmış olur mümin.

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: ‘Namazı kılın, zekâtı verin. Önceden kendiniz için ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı eksiksiz görür.’ O halde, hayatımızın her anında olduğu gibi, bu ramazanda da hayır ve hasenatın öncüsü olalım. Kardeşliğimizi zekât ve fıtır sadakası ile bereketlendirelim. Bayram sabahına varmadan fitrelerimizi muhtaç kardeşlerimizle buluşturalım. İnfakta bulunurken kimseyi incitmeyelim, gönül kırmayalım. Allah yolunda sevdiğimiz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe asla erişemeyeceğimizi unutmayalım.

Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfımız, ‘Kardeşliğimiz Zekâtla Bereketlensin” diyor. Önceki ramazanlarda olduğu gibi bu ramazanda da siz hayırsever milletimizin yardımlarını yurt içi ve yurt dışındaki ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız. Gıda kolilerinizle yetimlerin ve fakirlerin yüzlerini güldüreceksiniz. Binlerce çocuğa bayramlık kıyafet giydireceksiniz. Ülkemizde, ümmet coğrafyasında ve dünyanın dört bir yanında, Allah’ın bizlere emaneti olan ihtiyaç sahiplerinin bayram sabahına mutlu ve huzurlu bir şekilde uyanmasına vesile olacaksınız inşallah. Sizleri il ve ilçe müftülüklerimize ve Türkiye Diyanet Vakfı temsilciliklerimize başvurarak iyilik seferberliğine katılmaya davet ediyorum.

“Camiler Müslümanların ilk mektebi, şehirlerin ruhu, mahallelerin kalbidir”

Her biri Beytullah’ın birer şubesi olan camilerimiz, Allah’a kulluk ve teslimiyetimizin sübut bulduğu mekânlardır. Aynı zamanda biz Müslümanların ilk mektebi, toplumumuzun manevi merkezi, şehirlerimizin ruhu, mahallelerimizin kalbidir. Okunan ezanlarla istiklalimizin sembolü ve milletimizin umududur. İlmin, adaletin, hikmetin ve merhametin öğretildiği yeryüzünün en şerefli mekânlarıdır mabetlerimiz, camilerimiz.

İnşallah bu camimizde irşat faaliyetleri, her yaş grubuna uygun tefsir, hadis, fıkıh, siyer dersleri, Arapça ve hafızlık eğitimi, eğitim seminerleri, konferanslar, gençlik hizmetleri, medya okuryazarlığı, çocuk ve yetişkin kütüphanesi, kitap müzakereleri, Osmanlı Türkçesi, lise ve üniversite gençliğine yönelik eğitimler, kültür, tarih, sanat bilincini oluşturmak için faaliyetler, manevi destek, aile danışmanlık ve manevi rehberlik birimi, geleneksel İslam sanatları, Türkiye Diyanet Vakfının sosyal yardımlaşma ve öğrenci evleri koordinasyon merkezi gibi pek çok faaliyeti bu camimizin külliyesinde inşallah gerçekleştireceğiz.”

Cuma namazı sonrasında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın yaptığı duanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve katılımcılarla birlikte kurdele kesilerek Hacı Osman Torun Camii’nin açılışı yapıldı.

Diyanet Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER