banner250

banner246

Ertuğrul Kertil: “Gençlerimiz ve çocuklarımız bizim göz bebeğimizdir.”

Kaybolmaya yüz tutmuş çocuk ve gençlerin elinden tutulunca bilgili, iman ve feraset yüklü insanların yetişebileceğini de görmüş olduk.

Aylık Dergi 10.02.2021, 09:58
Ertuğrul Kertil: “Gençlerimiz ve çocuklarımız bizim göz bebeğimizdir.”

İmam hatip olarak görev yaptığınız bölgede yaşamış olduğunuz zorluklardan ve kazanımlarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Beni tam on yıl öncesine götürdünüz. Bir kasım ayıydı. Varto’ya atandım, çok genç ve tecrübesizdim. Kafamda binbir düşünce ile geldim buraya. Şimdi Şanlıurfa Karaköprü müftüsü olan Mehmet Koç Hocam babacan bir tavırla karşıladı beni. Sonrasında kendime abi olarak bellediğim müftülük memuru Abdulkadir Özkan ile tanıştım. Sanki endişelerim ve yalnızlığım bir nebze de olsa azalmıştı. Malum buralar, terör bölgesi olarak anılıyor. Ben de buraya ilk geldiğim zamanlarda zor bir yere geldiğimi anladım. Ancak ben bir din görevlisiydim, zihnimde ve gönlümde önder olarak gördüğüm Peygamber Efendimiz vardı. Peygamberimize (s.a.s) yapılanları düşündüm ve onun insanlar için mücadelesini aklımdan hiç çıkarmadım. O mücadeleleri hatırladıkça azmim arttı, büyük bir sabırla insanların ve özellikle de gençlerin gönüllerine girmenin yollarını aradım. Çocukları ve gençleri kandırmaya çalışan terör örgütlerinin kirli oyunlarını boşa çıkartmaya uğraştım. Onlara elimden geldiğince, dilim döndüğünce örgütlerin gerçek yüzünü anlatmaya ve göstermeye çalıştım. Bu esnada çok tehditler aldım. Ancak insanlar bir süre sonra beni samimi görünce bana itimat ettiler ve akıl danışır oldular. Buradaki insanların bana karşı çok candan olmaları ve beni sevmeleri, hem vazifeme hem de bu insanlara daha sıkı sarılmama vesile oldu. Bir zamanlar endişelerle geldiğim buradan bir türlü ayrılmak istemedim.

Uzun bir süredir namaz vakitlerinizin dışında pek çok çocuğa çeşitli dersler veriyorsunuz. Hatta pek çok genç burada aldıkları takviye derslerle doktor, mühendis, mimar, öğretmen oldu. Çocuklara farklı branşlarda dersler vermek nereden aklınıza geldi ve çocuklarda nasıl karşılık buldu? 

Mahallemdeki gençlerin ve çocukların büyük bir kısmını kahvehane ve sokaklarda amaçsızca görünce üzüldüm. Bunları eğitime, öğretime kazandırmalıyım diye düşündüm. Evvela onları buralardan alarak onlara bu ülkenin gelecekleri, yarınları olduklarını anlatmaya çalıştım. Onlarla okul derslerine yönelik çalışmalar yapmaya karar verdim. Amacım onları hem kötü alışkanlıklardan, kötülüklerden, kötülerden uzak tutmak hem de onlara ayaklarının üzerinde durabilecekleri bir gelecek kazanmaları noktasında yardım etmekti. Kendi bilgilerimi tazeleyip onlara bildiklerimi öğrettim, bilmediğim konularda da onların eksiklerinin giderilmesi için başka kapıları çaldım. Elhamdülillah Rabbim yardım etti ve camimizi bir okula dönüştürdük. Kahvehanelerde oturan, sokaklarda boş boş gezinen çocuklar caminin yolunu tutar oldu. Bu çocuklarımızdan çok farklı yer ve mesleklerde bireyler yetişmesine vesile olduk. Kaybolmaya yüz tutmuş çocuk ve gençlerin elinden tutulunca bilgili, iman ve feraset yüklü insanların yetişebileceğini de görmüş olduk. Bu esnada mülki amirlerimizden, yöneticilerimizden destek aldıklarımız oldu. Özellikle devletini ve milletini sevenin yanında olan, fakir fukaranın babası, darda kalanın imdadına yetişen kaymakamımız sayın Ertuğrul Avcı Bey, hizmetlerimizde bizi çok desteklemiş ve takdir etmiştir.

Pandemi nedeniyle eğitimlerine uzaktan devam eden ve imkânsızlıklar nedeniyle bilgisayar ve internete erişim sağlayamayan öğrencilerin canlı derslerini takip etmelerini sağladınız. Böylesi hassas bir dönemde yapmış olduğunuz bu faaliyetten söz edebilir misiniz?

Bu pandemi sürecinde çocuklar evde sıkıldıklarını, sokakların da tehlikeli olduğunu söylüyorlardı. Çocuklarla kurmuş olduğum iletişim ve bağı nasıl devam ettiririm, bu süreçte onlara nasıl faydalı olabilirim diye düşündüm. Onları düşünerek daha önceden camiye internet bağlatmıştım. Çocukların hem canlı derslerini burada yapmaları hem de ahlaki kazanımlarını devam ettirmeleri için hem randevulu sistem hem gruplar hâlinde zamanımızı çeşitlendirerek bu hizmeti sağladım. Bu vesileyle internet erişimini sağlayamayan ya da imkân bulamayan mahallemdeki tüm öğrenciler bundan yararlandı. Canlı derslerin dışında anlamadığı konulara yönelik de yardımcı olmaya çalıştım. Böylelikle pandemi öncesinde kurduğumuz eğitim öğretim düzeni pandemi döneminde de daha kontrollü ve düzenli bir biçimde devam etti.

Gençleri ve çocukları her türlü kötülüklerden ve tehlikeli unsurlardan korumak adına dersler dışında yapmış olduğunuz etkinliklerden de bahseder misiniz?

Gençlerimiz ve çocuklarımız bizim göz bebeğimizdir, onlar toplumumuzun geleceği, yarınların anne babaları ve göz aydınlıklarımızdır. Altın gibi işlerseniz altın gibi olur, teneke işlerseniz teneke çıkar. Mahallemizin çocuklarına yönelik derslerin dışında satranç turnuvaları, halı saha maçları ve turnuvaları düzenledik. Camimizin alanı geniş olduğu için burada piknikler, çeşitli çocuk oyunları tertip ettik. Sosyal sorumluluk bilinci kazanmaları adına mahalle aralarında çöp toplama günleri, hep beraber hasta, yaşlı ziyaretleri gibi etkinlikler yaptık. Hem bu etkinliklerde hem de derslerde başarı gösterenlere hediyeler verdik. Çocuklar ve gençlerle olan iletişimde hiç fasıla vermemeye gayret ettim. Çünkü onları başıboş ve kimsesiz bırakmak kötü insanların eline teslim etmek olacaktı.

Çocuklarla ve gençlerle bu yoğun ilginiz hem onların hem de cemaatinizin nezdinde nasıl bir karşılık buldu?

Bu durumdan rahatsız olan kimseler de oldu. Hatta çocuklarla ve gençlerle bu ilgimden ötürü tehdit ve şantajla da karşılaştım. Elhamdülillah, cemaatimden ve mahallemden çok temiz insanlar bize sahip çıktı. Cemaatimizden özellikle rahmetle anacağım Sabri Yalçın Amca gibi kimseler bizlere kucak açtı ve bizleri korudu. Gençler ve çocuklardaki bu değişim ve başarı cemaatimizin de ilgisini çekti. Artık herhangi bir ihtiyacımız olduğunda cemaatimiz bizlere yardım ediyor. Gençlerimiz ve çocuklarımız zaman mefhumunu gözetmeksizin benimle her an diyalog kurabilir, kapımı çalabilir durumdalar. Beni hem hoca hem öğretmen hem de büyükleri olarak görüyorlar.

Ertuğrul Kertil, kimdir?

Ertuğrul Kertil, 1989 yılında Amasya’da doğdu. İlkokulu Ovasaray köyünde, liseyi ise Amasya Anadolu İmam Hatip Lisesinde okudu. 2007-2010 yılları arasında Suluova Müftülüğü Yatılı Erkek Kur’an Kursunda Arapça ve hafızlık eğitimini aldı. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olan Ertuğrul Kertil, 10 yıldır Muş ilinin Varto ilçesindeki Hz. Ömer Camii’nde görev yapmaktadır.

Kaynak: Diyanet Haber
banner249
Yorumlar (0)