Tembih, Arapçada “uyarma, ikaz etme, uyandırma” gibi anlamlara gelir. Name ise Farsçada kitap, mektup manasında kullanılan bir kelimedir. Tembihname, Osmanlı’da özel günler ve davetlerde sorun çıkmaması, düzen sağlamada kolaylık olması adına alınan kararları içeren genelgedir. Osmanlı döneminde Ramazan-ı şerife özel olarak tembihnameler çıkarılırdı. Daha sonra bunlar yetkililere ulaştırılır ve halkın haberdar olması sağlanırdı. Camilerde cemaatlere okunur, bekçiler tarafından mahalle sakinlerine bildirilir, uygun duvarlara asılırdı. Peki, bu tembihnamelerde neler vardı? Tembihnamelerde evlerin önünün temizliğine dikkat edilmesi, teravih namazlarına önem verilmesi ve bu namazların cemaatle eda edilmesine özen gösterilmesi, teravihle birlikte beş vakit namazın da bu ayda özellikle cemaatle kılınmaya çalışılması, özür sebebiyle oruç tutamayan Müslümanların ve gayrimüslimlerin açıktan oruç yememesi, geceleri fenersiz dışarı çıkılmaması gibi hususları görmek mümkündü.


Allah’a güven; güvenip dayanmak için Allah yeter. (Ahzâb, 33/3)