Mümin ne demektir?

Sözlükte “güven içinde bulunmak, korkusuz olmak” anlamındaki emn (emân, emânet) kökünün “if‘âl” kalıbından türeyen mü’min kelimesi “inanıp tasdik eden; başkalarının güvenli olmasını sağlayan, vaadine güvenilen” mânalarına gelir.

Kur’ân-ı Kerim'de sıkça geçen kavramlardan biri de “mümin” kavramıdır. Mümin; iman eden, Rabbine güvenen, O’nun emirlerine teslim olan kimse demektir. Ancak Kur’ân’a göre mümin olmak sadece “inandım” demekle tamamlanan bir durum değildir. Gerçek iman insanın kalbinde yer eder, dilinde ikrar edilir ve insanın davranışlarında kendini gösterir.

Kur'an-ı Kerim'de müminlerin özellikleri nelerdir?

Mü'minler Sözlerini Yerine Getirirler

“Onlar, verdikleri sözü yerine getirirler ve dehşeti her yerde hissedilen bir günden korkarlar.”
(İnsan, 7)

**

Mü'minler İhtiyaç Sahiplerine İkram Ederler

“Onlar, kendileri (yemek) istedikleri halde yiyeceği yoksula, yetime ve esire ikram ederler.”
(İnsan, 8)

**

Mü'minler Allah’ı Anarak Huzur Bulurlar

“… iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.”
(Ra‘d, 28)

**

Mü'minler Hayırlarda Yarışırlar

“Allah’a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten menederler ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar iyi kimselerdendir.”
(Âl-i İmrân, 114)

**

Mü'minler Allah’a ve Âhiret Gününe İnanırlar

“Allah’a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten menederler ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar iyi kimselerdendir.”
(Âl-i İmrân, 114)

**

Mü'minler Kur’an Okur, Namazı Özenle Kılarlar

“Kitaptan sana vahyedilenleri oku, namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten meneder. Allah’ı anmak her şeyden önemlidir. Allah yaptıklarınızı bilir.”
(Ankebût, 45)

**

Mü'minler Her Türlü Şerden Allah’a Sığınırlar

“Ve de ki: “Rabbim! Şeytanların gizli kışkırtmalarından sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım rabbim!”
(Mü’minûn, 97-98)

**

Mü'minler Hiçbir Şey Onları Allah’ı Anmaktan Alıkoymaz

“Ticaretin de satımın da kendilerini Allah’ı anmaktan, namazı hakkıyla kılmaktan ve zekâtı vermekten alıkoyamadığı, gözlerin ve gönüllerin dehşetle sarsılacağı bir günden korkan kişiler; Anarlar ki, Allah kendilerini, yaptıklarından daha güzeli ile ödüllendirsin, daha fazlasını da lutfundan versin. Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.”
(Nûr, 37-38)

**

Mü'minler Çevrelerindeki İnsanlara İyi Davranırlar

“Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.”
(Nisâ, 36)

**

Mü'minler İmtihan Karşısında Sabrederler

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!”
“Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” derler.”
(Bakara, 155-156)

**

Mü'minler Öfkelerine Hâkim Olurlar

“Onlar (takvâ sahipleri) bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever.”
(Âl-i İmrân, 134)

**

Mü'minler İnsanları Affederler

“Onlar (takvâ sahipleri) bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever.”
(Âl-i İmrân, 134)

**

Mü'minler İşlerini Güzel Yaparlar

“Onlar (takvâ sahipleri) bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever.”
(Âl-i İmrân, 134)

**

Mü'minler Namazı Kılar, Zekâtı Verirler

“Namazı kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.”
(Bakara, 43)

**

Mü'minler Anlamsız Söz ve Davranışlardan Uzak Dururlar

“Anlamsız, yararsız söz ve davranışlardan uzak dururlar;”
(Mü’minûn, 3)

**

Mü'minler İffetlerini Korurlar

“İffetlerini korurlar”
(Mü’minûn, 5)

**

Mü'minler Nimetlere Şükrederler

“Onun bu sözünden dolayı Süleyman neşeyle gülümsedi ve “Ey rabbim!” dedi, “Gerek bana gerekse anne babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya beni muvaffak kıl. Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!”
(Neml, 19)

**

Mü'minler Kendileri ve Nesilleri İçin Dua Ederler

“Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namazı devamlı kılanlardan eyle; rabbimiz, duamı kabul et.”
“Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla.”
(İbrâhim, 40-41)

**

Mü'minler Dünya ve Âhiret İyiliğini İsterler

“İnsanlardan öyleleri de vardır ki, “Ey rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, öteki dünyada da iyilik ver; bizi cehennem azabından koru” derler.”
(Bakara, 201)

**

Mü'minler İyi Kullar Arasına Katılmayı Dilerler

“…Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada da âhirette de beni yönetip himaye eden sensin. Müslüman olarak canımı al ve beni iyi kulların arasına kat!”
(Yûsuf, 101)

**

Mü'minler Yeminlerini Korurlar

“Allah sizi kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden ötürü sorumlu tutmaz, fakat bilerek ettiğiniz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da kefâreti, ailenize yedirdiğinizin ortalama seviyesinden on fakire yedirmek yahut onları giydirmek ya da bir köle âzat etmektir. Buna imkânı olmayan ise üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğinizde (bozarsanız) yeminlerinizin kefâreti işte budur. Yeminlerinize bağlı kalın. Allah âyetlerini sizin için bu şekilde açıklıyor ki şükredesiniz.”
(Mâide, 89)

**

Mü'minler Başkalarının Evlerine İzin Alarak Girerler

“Ey iman edenler! Kendinizi tanıtıp izin almadan ve içinde oturanlara selâm vermeden kendi evlerinizden başka evlere girmeyin. Sizin için daha iyi olanı budur; umulur ki düşünüp anlarsınız.”
(Nûr, 27)

“Eğer o evlerde bir kimse bulamazsanız -size izin verilmedikçe- oralara girmeyin. Size “(Kabul edemiyoruz,) dönün” denirse hemen dönün; bu sizin için daha nezih bir davranıştır. Allah bütün yaptıklarınızı bilmektedir.”
(Nûr, 28)

**

Mü'minler Mahremiyet Vakitlerinde İzin İsterler

“Ey iman edenler! Hizmetinizde bulunanlarla içinizden henüz ergenlik çağına gelmemiş olanlar yanınıza gelmek için sizden üç vakitte izin alsınlar. Sabah namazından önce, öğle sıcağından dolayı (istirahata çekilirken) elbisenizi çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra. Bunlar, örtülmesi gereken yerlerinizin açık bulunabileceği üç vakittir. Bunlar dışında ne size ne de onlara bir sakınca vardır. Bunlar sıkça yanınıza girip çıkan, birbirinizle iç içe olduğunuz kimselerdir. Allah size âyetleri işte böyle açıklar, Allah her şeyi bilir, yerli yerinde yapar.”
(Nûr, 58)

**

Mü'minler Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesmezler

“…Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!”
(Yûsuf, 87)

**

Mü'minler Her Durumda Adaleti Ayakta Tutarlar

“Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.”
(Nisâ, 135)

**

Mü'minler Yaptıkları Her Hayrın Karşılığını Bulacaklarını Bilirler

“Namazı kılın, zekâtı verin. Önceden kendiniz için ne hayır yaparsanız onu Allah katında bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı eksiksiz görür.”
(Bakara, 110)

**

Mü'minler En Küçük Ameli Bile Önemserler

“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür.”
“Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür.”
(Zilzâl, 7-8)

**

Mü'minler Yeryüzünde Kibirlenerek Yürümezler

“Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma! Ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.”
(İsrâ, 37)

**

Mü'minler Yeryüzünde Vakarlı Yürürler

“Rahmân’ın has kulları yeryüzünde vakarla yürüyen, cahiller onlara laf attığı zaman, “selâm” deyip geçen kullardır.”
(Furkân, 63)

**

Mü'minler Gecelerini İbadetle Geçirirler

“Gecelerini rablerine secde ederek, huzurunda durarak geçirirler.”
(Furkân, 64)

**

Mü'minler Cehennem Azabından Allah’a Sığınırlar

“Ey rabbimiz, derler; bizi cehennem azabından uzak tut; çünkü onun azabı bitip tükenme bilmez.”
“O cehennem ne kötü bir yerleşme ve kalma yeridir!”
(Furkân, 65-66)

**

Mü'minler Güzel ve Gönül Alıcı Söz Söylerler

“İyi sayılan bir söz ve bir bağışlama, arkasından eziyet gelen bir sadakadan daha iyidir. Allah zengindir, halîmdir.”
(Bakara, 263)

**

Mü'minler Verdiklerini Başa Kakmadan Harcarlar

“Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının arkasından başa kakıp incitmeyenler için rablerinin katında özel karşılık vardır. Artık onlar için korku yoktur, onlar üzüntü de çekmeyeceklerdir.”
(Bakara, 262)

**

Mü'minler Adaletten Ayrılmak İçin Hislerine Uymazlar

“Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.”
(Nisâ, 135)

**

Mü'minler Namazı Dosdoğru Kılarlar

“Kitaba sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte böyle iyiliğe çalışanların ecrini biz asla zayi etmeyiz.”
(A‘râf, 170)

**

Mü'minler Başkalarıyla Alay Etmezler

“Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; zira onlar kendilerinden daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler; çünkü alay edilenler edenlerden daha iyi olabilirler. Biriniz diğerinizi aşağılamayın, birbirinize kötü ad takmayın. İman ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne kötüdür! Günahlarına tövbe etmeyenler yok mu, işte zalimler onlardır.”
(Hucurât, 11)

**

Mü'minler Birbirlerini Kötü Lakaplarla Çağırmazlar

“Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; zira onlar kendilerinden daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler; çünkü alay edilenler edenlerden daha iyi olabilirler. Biriniz diğerinizi aşağılamayın, birbirinize kötü ad takmayın. İman ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne kötüdür! Günahlarına tövbe etmeyenler yok mu, işte zalimler onlardır.”
(Hucurât, 11)

**

Mü'minler Seslerini Yükseltmezler

“Ey iman edenler! Seslerinizi peygamberin sesinden daha fazla yükseltmeyin, birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın; sonra farkında olmadan amelleriniz boşa gider.”
(Hucurât, 2)

**

Mü'minler İyiliği Emreder, Kötülükten Sakındırırlar

“Bunlar Allah’a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten menederler ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar iyi kimselerdendir.”
(Âl-i İmrân, 114)

**

Mü'minler Kötülüklerden Sakınırlar

“Ne hayır yaparlarsa bilsinler ki karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah kötülükten sakınanları bilir.”
(Âl-i İmrân, 115)

**

Mü'minler Emanetlerine ve Sözlerine Sadık Kalırlar

“Yine o müminler emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler.”
(Mü’minûn, 8)

**

Mü'minler Kötülüğe İyilikle Karşılık Verirler

“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş!”
(Fussilet, 34)

**

Mü'minler İnsanların Kusurlarını Araştırmazlar

“Arkadan çekiştiren, ayıp kusur arayan, servet toplayan ve onu sayıp duran herkesin vay haline!”
(Hümeze, 1-2)

**

Mü'minler İnsanların Gıybetini Yapmazlar

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü bazı zanlar günahtır. Gizlilikleri araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Tabii ki bundan tiksindiniz! Allah’a itaatsizlikten de sakının. Allah tövbeleri çokça kabul etmektedir, rahmeti sonsuzdur.”
(Hucurât, 12﴿