Kudüs’te Ramazan atmosferinin geçmişte çok farklı bir coşku taşıdığını belirten Dr. Abdullah Ömer, işgalle yaşanan değişimi şu sözlerle ifade etti:
“İşgal öncesi Kudüs'teki Ramazan ayı çok güzel olurdu. Mahalleler, ışık ve süslemelerle donatılırdı. Işıklar ve Ramazan süsleri her yere yayılır. Hatta çocuklar arasında hangi mahallenin daha güzel süslendiğine dair tatlı bir rekabet bile yaşanırdı. Ancak bu durum işgalden önce böyleydi. Gazze'de şehit olanların hatırasına saygı gereği Kudüs halkı Ramazan süslemelerini artık yapmıyorlar. Yaşanan acılar nedeniyle bu gelenek geçici olarak durduruldu.”
Mescid-i Aksa’daki iftar sofralarının Kudüs Müslümanları için önemine değinen Dr. Abdullah Ömer, işgalcilerin şu anda Müslümanları engellediklerine değinerek “Müslümanların Mescid-i Aksa’da iftar yapmasına işgalciler engel oluyorlar. İtikafa girmek isteyenler için de zorluk çıkarıyorlar.” dedi.
Kudüs’e ulaşımın tarihsel olarak Batı Şeria şehirleriyle doğal bir bağ içinde olduğunu vurgulayan Dr. Abdullah Ömer, işgal politikalarının bu bağı nasıl zorlaştırdığını şu ifadelerle dile getirdi:
“Tarih boyunca Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın doğal çevresi Batı Şeria olmuştur. Normal şartlarda araçla Ramallah'tan Mescid-i Aksa'ya on beş dakika, Beytül Lahim'den on beş dakika, Halil şehrinden ise yaklaşık otuz dakika sürmektedir. Yani işgal ve kısıtlamalar olmasaydı Batı Şeria'daki Müslümanların büyük kısmı Ramazan ayında Mescid-i Aksa'da olabilirdi. Ancak son on yılda Kudüs'ü Batı Şeria'dan ayırma politikası daha da belirginleşmiştir. Batı Şeria'daki Filistinlilerin Mescid-i Aksa'ya serbestçe ulaşmaları büyük ölçüde engellenmiştir. Bu yıl ise girişler daha da sınırlandırılmıştır.”
Programda Türkiye’den Kudüs’e yapılacak ziyaretlerin önemine de dikkat çeken Dr. Abdullah Ömer, şöyle konuştu:
“Mescid-i Aksa'ya ulaşabilen Türkiye'deki tüm kardeşlerimizi, oraya gidip ribat yapmaya ve Mescid-i Aksa'da namaz kılmaya davet ediyorum. Çünkü işgalciler, Müslümanların Mescid-i Aksa'da olmasını görmek istemiyor. Özellikle Türklerin orada olmasını istemiyor. Bu yüzden Türklerin gitmesi gerektiğini söylüyorum.”
“Kudüs Ribatı” her Pazartesi saat 13.30’da Diyanet TV’de.
Next





