İsraf genel olarak inanç, söz ve davranışta dinin akıl veya örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı, özellikle mal veya imkânları saçıp savurmayı ifade eder. Allah Teâlâ’nın yeryüzündeki nimetlerinden dengeli olarak ve israf etmeden istifade etmek gerekir. Yeryüzünün halifesi olan insan bu sorumluluğunun farkında olmalıdır. Kur’an’da “Çardaklı ve çardaksız bağları, değişik ürünleriyle hurmaları, ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen biçimlerde zeytin ve narları meydana getiren O’dur. Her biri ürün verdiğinde ürününden yiyin; hasat günü de hakkını verin; fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” buyurulmaktadır. (En’âm, 6/141) Allah tarafından bahşedilen nimetleri İsraf eden toplumlar yokluğa ve sefalete düşmeye mahkûmdur. İsraf etmeden, verilen rızıkların ölçülü olarak kullanılması da toplumlarda adaleti ve hakkaniyeti sağlayacaktır. Bize emanet edilen her türlü nimeti helal yolda, dengeli ve israftan kaçınarak sarf etmek inancımızın bir gereğidir.
• TBMM’de Kur’an-ı Kerim Tefsiri ve Hadis Tercümesi yaptırılması kabul edildi. (1925)
Next





