Mekkî olan En’âm suresi adını, “deve, sığır, koyun ve keçi” anlamına gelen en‘âm kelimesinden alır. Surede Allah’ın birliğine, inkarcıların kuru inadına karşın Hz. Muhammed’in (sas) hak peygamber olduğuna dair deliller; şirk ve dalalet ehlinin sapık görüşlerini, batıl inanışlarını red ve iptal eden ayetler; eti yenilen-yenilmeyen hayvanlara dair bilgiler, helal-harama ait hükümler vardır. Bunlara göre Allah’a ortak koşmak, anne-babaya saygısızlık etmek, geçim korkusuyla çocukların canına kıymak, fuhuş yapmak, adam öldürmek, yetim malı yemek, eksik tartıp noksan ölçmek en büyük günahlardandır. Surede adaletten ayrılmamak ve Allah’a karşı ahdini yerine getirmek tavsiye edilirken, Tevrat’taki “on emir” özetlenmiştir. Hz. İbrâhim’in (as) yıldıza, aya ve güneşe tapmakta olan kavmini uyarma ve puta tapıcılıktan vazgeçirme çabaları anlatılır. Ayrıca kötülüğe kötülük kadar ceza, iyiliğe ise on katıyla mükâfat verileceği; Allah’ın bağışlayıcı ve merhametli olduğu bildirilir.


Allah, eceli gelince hiç kimsenin ölümünü ertelemez. Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır. (Münâfikûn, 63/11)