Allah Resûlü’nün soyu, torunları Hz. Hasan (ra) ve Hz. Hüseyin (ra) ile devam etmiş; Hz. Hasan’ın soyundan gelenlere “şerif”, Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlere “seyyid” denmiştir. Hz. Hasan hicretin 3. yılında Medine’de doğdu. Babası ona Harb adını koymayı düşünmüşse de Hz. Peygamber (sas), doğumuyla çok mutlu olduğu torununa Hasan adını ve Ebû Muhammed künyesini vermiş; kulağına bizzat ezan okumuştur. Doğumunun yedinci gününde de akîka kurbanı kestiği ve Hz. Fâtıma’ya (ranhâ) torununun saçının ağırlığınca fakirlere gümüş dağıtmasını söylediği bilinmektedir. Hz. Hasan’ın tarih sahnesindeki en önemli fiillerinden birisi, hilafet meselesinde Muaviye’yle (ra) uzlaşarak Hz. Peygamber’in işaret buyurduğu gibi Müslümanlar arasında kan dökülmesini engellemesidir. İslam tarihinde 41 yılına bu uzlaşmadan dolayı âmü’l-cemâa/birlik yılı denilmiştir. Hz. Hasan daha sonra ailesiyle birlikte Medine’ye gitti ve hayatının geri kalan kısmını orada siyasetten uzak bir şekilde geçirdi. 28 Safer 49 (7 Nisan 669) tarihinde vefat etti.


• Hz. Hasan’ın (ra) şehadeti (669)