Ankara’nın tarih öncesinden günümüze uzanan kültürel birikimine ışık tutan Külhöyük, bu kez Anadolu’nun flora tarihine ilişkin dikkat çekici bir bulguyla gündeme geldi.
Kazılarda ortaya çıkarılan tohum kalıntıları, bugün de aynı coğrafyada yaşamını sürdüren endemik bir türün binlerce yıl öncesine uzanan izlerini ortaya koydu.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, buluntuyu sosyal medya hesabından duyurarak şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’nın 5 bin yıllık hafızasını Külhöyük’te yeni bir keşifle gün yüzüne çıkarıyoruz. Hatti ve Hitit kenti Külhöyük’te yürüttüğümüz kazılarda, 4 bin yıllık bir Hitit kabının içinde bugün dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı’nda yetişen endemik Sevgi Çiçeği’nin (Centaurea) bilinen en eski tohum kalıntıları tespit edildi.
Günümüzde koruma altında bulunan ve 2019 yılında coğrafi işaret alan Sevgi Çiçeği’nin binlerce yıl öncesine uzanan izleri, Anadolu’nun zengin flora tarihine de yeni bir pencere açıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında sürdürdüğümüz çalışmalarla Külhöyük’ün tarihini yeni bulgularla aydınlatmaya devam ediyoruz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze ve uzman ekiplerimize özverili çalışmaları için teşekkür ediyorum.”
Sevgi çiçeğinin binlerce yıllık izi Külhöyük’te
Külhöyük kazılarında ulaşılan 4 bin yıllık Hitit kabının içerisinde tespit edilen tohum kalıntılarının, Sevgi Çiçeği’nin bilinen en eski örnekleri olduğu belirlendi.
Günümüzde dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı’nda yetişen Centaurea türü, Türkiye’ye özgü endemik bitkiler arasında yer alıyor.
Koruma altında bulunan Sevgi Çiçeği, Gölbaşı Belediyesinin başvurusuyla 2019 yılında tescillenerek coğrafi işaret aldı. Külhöyük’te ortaya çıkarılan kalıntılar, bitkinin binlerce yıl öncesine uzanan geçmişine ilişkin yeni veriler sunarken Anadolu’nun zengin flora tarihine de önemli katkı sağlıyor.
Külhöyük’teki çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında sürdürülüyor. Kazılarla elde edilen yeni bulguların hem arkeoloji dünyasına hem de Anadolu’nun flora tarihinin araştırılmasına katkı sunması hedefleniyor.
Next





