Hz. Meryem, annesinin kendisine koyduğu ismiyle müsemmaydı. Meryem, “Allah’a kulluk eden” demekti. O, küçük yaşından itibaren eğitim ve ibadet için mabette yetişiyordu. Yüce Allah, Zekeriya’yı (as) onun bakımıyla görevlendirmişti. Yani o, bir peygambere talebe olmuştu. Hz. Meryem, Allah’ın kendisi için takdir ettiğini gönül rahatlığıyla kabul edendi. Kur’an’da ismi açıkça zikredilen tek kadındı. İsmi sadece ayetlerde geçmekle kalmamış, müstakil bir sureye de “Meryem” ismi verilmişti. Allah onu ayetinde şöyle övmüştü: “Melekler şöyle demişti: ‘Ey Meryem! Allah seni seçti, seni tertemiz kıldı ve seni dünyadaki bütün kadınlara üstün eyledi.” (Âl-i İmrân, 3/42) Peki neydi Hz. Meryem’i üstün kılan? Bu sorunun cevabını Tahrîm suresinde açık bir şekilde görüyoruz. “İmrân kızı Meryem’i de (misal vermiştir): O, iffetini çok iyi korumuştu, biz de ona ruhumuzdan üfledik; o, Rabbinin sözlerini ve kitaplarını hep tasdik etti ve o içtenlikle itaat edenlerdendi.” (Tahrîm, 66/12)
İnsanlar bir zalimi görürler de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın onları genel bir azaba uğratması kaçınılmazdır. (Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 5)
Next





