Diyanet Takvimi

Osmanlı’da Hac Seyahatnameleri

Bir Ayet: İnsanlara hac ibadetini duyur; gerek yaya olarak gerekse yorgun argın develer üzerinde uzak yollardan gelerek sana ulaşsınlar. (Hac, 22/27)

Abone Ol

Osmanlı döneminde hac yolculuklarını anlatan önemli hac seyahatnameleri kaleme alınmıştır. Bunlardan Sulhî, Bahrî ve Cûdî gibi isimler; hac güzergâhını kısa tasvirlerle dile getirirken Abdurrahman Hibrî, Kadrî ve Mehmed Edib gibi yazarlar, bu konuda daha ayrıntılı bilgiler sunmuşlardır. Ahmed Fakih’in “Kitâbü Evsâf-ı Mesâcidi’ş-Şerîfe” adlı eseri, hac seyahatnamesi türünün ilk örneği olarak kabul edilebilir. Nâbî’nin “Tuhfetü’l-Haremeyn” adlı eseri ise, edebî açıdan hac seyahatnamelerinin en dikkat çekici örneğidir. Onun meşhur “Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-ı Hudâdır bu/Nazargâh-ı İlahidir makâm-ı Mustafâdır bu (Edebi terk etmekten sakın. Burası Allah’ın sevgilisi Hz. Muhammed’in (sas) bulunduğu yerdir. Bu yer, Hak Teala’nın nazar evi, Resûl-i Ekrem’in (sas) makamıdır.)” dizeleri bu eserinde yer almaktadır. Nabi’nin hac yolculuğunda söylediği bu şiirin Medine’nin müezzinlerince minarelerden okunarak Nâbî ve beraberindeki hacı adaylarının karşılandığı rivayet edilmektedir.


• Dünya Tütünsüz Günü