Sözlükte “dikilmek, ayağa kalkmak, durmak ve canlıların Allah huzurunda saygıyla duracakları gün” anlamlarına gelen kıyamet; dinî kavram olarak Yüce Allah’ın ezelde takdir ettiği zaman gelince dünyadaki bütün canlıların ölmeleri, sonra bütün ölmüşlerin Allah tarafından diriltilmeleri, mahşer yerinde toplanmaları, hesaba çekilmeleri ve dünyadaki işlerinin karşılıklarının verilmesidir. Kuran-ı Kerim ve hadislerde kıyametin kesin bir şekilde gerçekleşeceği ifade edilirken onun ne zaman vuku bulacağı bilgisinin ise sadece Allah’a ait olduğu vurgulanmıştır. (Lokmân, 31/34) Bize düşen, kıyametin ne zaman kopacağıyla ilgilenmek yerine, ondan sonrası için ne kadar hazır olduğumuzu sorgulamak; herkesin gerçek kıyametinin kendi ölümü olduğunu ifade eden nebevi uyarıyı hatırdan çıkarmamaktır. Nitekim Enes b. Mâlik’in (ra) anlattığına göre, Akra’ b. Hâbis Hz. Peygamber’e (sas), “Kıyamet ne zaman kopacak Yâ Resûlallah?” diye sorduğunda, “Onun için ne hazırladın?” cevabını almıştır. (Buhârî, Edeb, 96)


• Bosna-Hersek’in İlk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in vefatı (2003)