İslam, insanın malını ve canını bir emanet olarak görürken kapitalizmde zenginlik güç demektir. İslam paylaşımcılığı, sosyal barışı ve kardeşliği teşvik ederken kapitalizm zengin-fakir uçurumunu derinleştirir. Kapitalist sistemin etkisiyle maddi güç, zayıf olanı ezmekte ve büyük işletmeler küçükleri yok etmektedir. Bu durum, işsizlik ve sosyal huzursuzluk gibi sorunlara yol açmaktadır. Kapitalizmin temel unsurlarından biri olan faizli işlemler, İslam’ın ekonomik prensipleriyle çelişir. İslam’ın faiz yasağı, ekonomik düzenin adil ve ahlaki bir zemin üzerinde inşa edilmesini sağlamaya yöneliktir. İslam, aşırı tüketimden kaçınmayı ve orta yolu benimsemeyi teşvik eder. Zekât uygulaması, servetin tek elde toplanmamasını sağlar. İslam, maddi değeri putlaştırmaktan kaçınarak insanları daha fazla kazanç peşinde koşmaktan alıkoymayı amaçlar. İslam, tüketim konusunda dengeyi sağlamak gerektiğini vurgular. Bu nedenle orta yolu tutmak, İslami öğretilerin temelidir.
• I.Viyana Kuşatması (1529)
• Preveze Deniz Zaferi (1538)
• Girit’in Fethi (1669)
Next





