Ersoy, mevlevihanenin semahane bölümünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, Edirne Muradiye Mevlevihanesi'nin kapılarını yeniden açmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Milletin gönüllerini birbirine kenetleyen manevi bir emanetin yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Ersoy, "Çok şükür ki bu aziz milletin gönüllerini birbirine kenetleyen manevi bir emaneti, geçmişi bugüne taşıyan tarihi bir yapıyı daha ayağa kaldırmış olmanın memnuniyetini ve huzurunu birlikte yaşıyoruz." dedi.

Mevleviliğin Edirne’deki geçmişinin Sultan II. Murad döneminden daha eskiye uzandığını anlatan Ersoy, Muradiye Mevlevihanesi'nin inşasıyla bu manevi geleneğin önemli bir merkez kazandığını ifade etti.

Ersoy, tarihi sürece bakıldığında Mevlana ocağının alazının aslında II. Murad döneminin öncesinde bu topraklara ulaştığını, yürekleri ilahi aşkla tutuşturduğunu gördüklerini dile getirerek, "Ancak Sultan II. Murad'ın, Muradiye Camisi Külliyesi'ne ilave olarak yaptırdığı bu eserle işte o alaz harlanıp ocağa dönüşmüş, Muradiye Mevlevihanesi, nefsini kül edip tavını bulma arayışında olanların eşiğine sığındığı kutlu bir kapı olmuştur. Öyle ki mevcut mevlevi tekkeleri arasında pir makamı olarak Konya ve İstanbul’dan sonra Edirne Muradiye Mevlevihanesi zikredilir." diye konuştu.

- Enkazı satılmış

Tarihi yapının inşa tarihiyle ilgili kaynaklarda 1426, 1433 ve 1435 yıllarının geçtiğini aktaran Ersoy, mevlevihanenin yüzyıllar boyunca yangın ve depremler nedeniyle birçok kez zarar gördüğünü, onarılarak varlığını sürdürdüğünü belirtti.

Mevlevihanenin yaklaşık 500 yıl boyunca manevi hayatın yanı sıra musiki ve edebiyat alanında da önemli hizmetler verdiğini vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:

"1925 yılında kapatılarak okula dönüştürülen Mevlevihane binası 1935 yılında yıktırılıp, enkazı da satılmıştır. Sözün özü, Muradiye Mevlevihanesi’ni oluşturan yapıların tamamına yakını yok olmuştur. Dolayısıyla bizler mevlevihanenin mimarisi hakkındaki bilgileri yazılı kaynaklar ile yapıya ilişkin fotoğraf ve kroki niteliğindeki çizimlerden edinebiliyoruz. Semahane, harem dairesi, derviş hücreleri, dede odaları, imaret, türbe ve kütüphaneden oluşan orijinal eserin ahşap bir yapı olduğunu düşünüyoruz."

- İhya çalışmaları 49 milyon liraya gerçekleştirildi

Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milli ve manevi değerlerin korunmasına büyük önem verdiğini, Bakanlık olarak bu doğrultuda tarihi eserleri restore ve ihya ederek yeniden hayatın içine dahil ettiklerini söyledi.

Muradiye Mevlevihanesi'nin yeniden ayağa kaldırılması için kapsamlı çalışma yürütüldüğünü belirten Ersoy, ilk bulgulara 2000 yılında Muradiye Camisi'nin restorasyonu sırasında rastlandığını aktardı.

O dönemde mevlevihane binalarına ait temel kalıntılarının tespit edildiğini ancak ayrıntılı araştırma kazısı yapılmadığını anlatan Ersoy, şöyle konuştu:

"Biz 2024 yılında Muradiye Mevlevihanesi'nin temellerinin ortaya çıkarılmasına yönelik araştırma kazılarını Edirne Müze Müdürlüğümüz denetiminde yaptık. Elde edilen taşınır-taşınmaz kültür varlıklarını belgeleyerek kayıt altına aldık. Mevlevihaneye ilişkin olarak kazı rölövesi ve yine mevlevihanede bulunan Harem ve Selam dairelerine ait restitüsyon projelerini hazırlatarak onay aşamasından geçirdik."

Ersoy, projelerin tamamlanmasının ardından Edirne Valiliği Çevre Koruma Vakfınca 25 Nisan 2025’te ihya çalışmalarının başlatıldığını hatırlattı.

- Kültür ve sanat merkezi olarak hizmet verecek

İhya edilen Muradiye Mevlevihanesi'nin yalnızca tarihi bir yapı olarak değil, yaşayan bir kültür ve sanat merkezi olarak hizmet sunacağını ifade eden Ersoy, merkezde geleneksel sanatların yaşatılacağını belirtti.

Ersoy, "Kütüphanesi, hüsn-i hat, Edirnekari, tezhip ve ebru atölyeleri, sohbet ve irfan meclisi, Mevlevihane İdare Odası, sema hazırlık odası ve semahane bölümlerinden oluşan çok özel bir kültür-sanat merkezi Edirnelilere hizmet verecek." dedi.

Muradiye Mevlevihanesi’nin geçmişten geleceğe uzanan önemli bir kültürel miras olduğunu vurgulayan Ersoy, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yaklaşık 5 asırlık geçmişini yaşatan, ilk kez vücuda getirilmesine vesile olan tasavvufi değerleri yansıtan, geleneği geleceğe taşıyacak yeni Muradiye Mevlevihanesi'nin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu çalışmanın gerçekleşmesini mümkün kılan Edirne Valiliğimize, bilim insanlarımıza, uzman ve işçilerimize, mesai arkadaşlarıma canıgönülden teşekkür ediyorum.

Osmanlı'nın payitahtı olmuş, her köşesi bize bizi anlatan, milli ve kültürel hafızamızın çok zengin ve özel unsurlarını muhafaza eden Edirne'yi bütün bu ziynetleriyle korumaya, bunları insanımız için faydaya dönüştürmeye ve şehrimizi Türkiye Yüzyılı'nın güçlü yarınlarına taşımak için çalışmaya, üretmeye, inşa ve ihya etmeye devam edeceğiz."

- Vali Sezer'den Balkanlar vurgusu

Edirne Valisi Yunus Sezer de Muradiye Mevlevihanesi'nin yaklaşık 500 yıl boyunca yalnızca Edirne'ye değil, Balkanlar'a da hizmet veren önemli bir manevi merkez olduğunu söyledi.

Mevlevihanenin 101 yıl aradan sonra yeniden ihya edilerek hizmete açılmasının büyük anlam taşıdığını belirten Sezer, "Edirne'mizde 500 yıl boyunca sadece Edirne'ye değil, aynı zamanda Balkanlar'a hitap eden mevlevihanenin bugün 101 yıl sonra yeniden ihyasıyla açılışını Sayın Bakanımızın teşrifleriyle gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar çok hayırlı hizmetlere vesile olan bu kurumun, bu binanın ve içindekilerin inşallah bundan sonra da sadece Edirne için değil, tüm Balkanlar için önemli hizmetlere vesile olacağını canıgönülden diliyorum." dedi.

Mevlevihanenin bulunduğu alanın tarihi ve manevi önemine dikkati çeken Sezer, Mevlana Celaleddin Rumi'nin üçüncü kuşak torunlarının da burada medfun olduğunu ifade etti.

Muradiye Camii ve Mevlevihanesi'nin Edirne'nin tarihi dokusu içerisinde özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Sezer, şöyle konuştu:

"Hemen karşımızda Selimiye Camii, burası Muradiye Camii ve Mevlevihanesi, buranın eteklerinde de Sarayiçi ve sarayla beraber muhteşem bir tarihi müzenin içerisindeyiz. Buraların ihyasıyla beraber de inşallah bu alanlar ziyaretçilerle, buradan faydalanan, manevi olarak kendini doyuma ulaştıran bütün misafirlerimizle daha da zenginleşecek, daha da güzelleşecektir."

Sezer, Edirne’ye kazandırılan tarihi ve kültürel eserlerin ihyasında sağlanan desteklerden dolayı Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'a teşekkür etti.

İstanbul Meydan Meşkeleri Topluluğu ile Edirne Valiliği semazenleri niyaz mukabelesi gerçekleştirdi.

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından açılışı gerçekleştiren Bakan Ersoy, mevlevihanenin bölümlerini gezdi, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk'ten bilgi aldı.

Programa, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tugan Sarıca, Adli Yargı ve Adalet Komisyonu Başkanı Uğur Bay, Dışişleri Bakanlığı Edirne Temsilcisi Büyükelçi Murat Ahmet Yörük, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, siyasiler, il protokolü, mevlevihanenin son postnişini Ahmed Selahattin Dede'nin torunları da katıldı.

Kaynak: AA