Havaya, suya ve en sonunda toprağa cemre düştü. Doğa uyanıyor. Kış mevsimi geride kalsa da “mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır” atasözünü hatırımızdan çıkarmayalım.

Kış mevsimini uğurladığımız gibi on bir ayın sultanı ramazanı da uğurlayıp bayrama erişiyoruz bu ay. Bir ay boyunca tuttuğumuz oruçlarımızın ardından Rabbimizin bize verdiği ödüldür bayram. Nasıl ki ramazanın gelişi gönlümüze sevinç veriyorsa bayramın gelişiyle de neşemiz katmerleniyor. Bize bayramları verdiği için Rabbimize hamdediyor; aileniz, arkadaşlarınız ve sevdiklerinizle neşe, huzur ve mutluluk içinde bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum.

Ramazan ve bayramda kurulan sofralarda çeşit çeşit nimetleri tadacağız. Yediğimiz şeylerin tatları ekşi, acı, tatlı gelebilir bize. Dilimizdeki tat tomurcukları çok küçük ama oldukça çalışkandır. Bir lokma alır almaz görev başına geçerler. Bu ay tatları tanıyoruz hep birlikte. Bu sayıda sizleri Katar’a götürüyor, sizlere tereyağı ve kaymak yapımının inceliklerini öğretiyor, hentbol sporunu tanıtıyoruz.

Bu sayımızda sizlere Kâbe maketi ve bayram tebrik kartı veriyoruz. Maketi yapıp odanızın en güzel yerine koymayı ve tebrik kartı ile sevdiklerinizin bayramını kutlamayı unutmayın. Sizi derginizle baş başa bırakırken şimdiden bayramınızı kutluyor, hepinizi gülen gözlerinizden öpüyorum.

Gülhiman Hekimoğlu