Yüce Allah yeryüzünün halifesi kıldığı insanı kadın ve erkek olarak yaratmış, birbirlerine karşı aralarında sevgi ve merhamet lütfetmiştir. Nikâh akdiyle kurulan yuvalar için ilahi kelamda “Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı…” buyrulur. (Nahl, 16/80) Yuva, esenlik mekânıdır. Evlilik insana sükûnet bahşeden bir nimettir. (Rum, 30/21) Eşler arasında Rabbin “Vedud” ismi meveddetle tecelli eder. Birbirine gönülden bağlı ailelerin kurduğu yuvalar, bir yandan eşlerin gönlünü şad eden mekânlarken diğer yandan yeni neslin yetiştiği ocaklardır. Bu nedenle aile, toplumu ayakta tutan, insanı her türlü beladan ve günahtan koruyan temel sığınaktır. Eşler birbirleri için müşfik bir dost, hayat yolcuğunda hilm sahibi bir refik, ömrün çetrefilli yokuşlarında birlikte düze çıkacağı sağlam bir dayanaktır. Hz. Peygamberimiz de evliliği teşvik etmiş, kundakta merhamet, çocukluk çağında sevgi, gençliğinde ise anlayış ve hoşgörü ile büyütülen evlatların yuva kurmalarını ve toplumun da bu konuda onlara hem rehberlik etmelerini hem de destek olmalarını salık vermiştir. (İbn Hanbel, VI, 340; Müslim, Fedail, 64; Müslim, Fedail, 52; Tirmizi, Nikâh, 18)
Ailenin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi için öncelikle aile kavramını tanımak, eş seçiminden, hayatın karşımıza çıkaracağı sorunlarla baş etme yöntemlerine kadar bir yuvayı ayakta tutan değerleri idrak etmek gerekir. Merhamet ve meveddetin, saygı ve sevginin hâkim olduğu aile ilişkileri hiç şüphesiz sadece bir yuvayı değil bir toplumu abat edecektir. Geçmişten bugüne aile, toplum nezdindeki değerini korumakla birlikte postmodern dünyada yeni bir imtihan vermektedir. Aileye, neslin emniyetine, nikâh akdiyle kurulan sağlam birlikteliklere yönelik tehditler giderek sesini yükseltmekte, gençlerimize ve ailelere yönelik rehberlik çok daha büyük önem arz etmektedir.
Diyanet Aylık Dergi olarak mayıs sayımızda “Meveddet ve Merhametin Vücut Bulmuş Hâli: Aile” dosyasını sayfalarımıza taşıdık. Dr. Hüseyin Hazırlar “Aileyi Bir Arada Tutan Değerler” yazısıyla dosyamızda yer aldı. Prof. Dr. Halit Çalış “Sevgiye Dayalı Huzur ve Şefkat Yuvası” konusunu ele aldı. “Kur’an’ı Kerim’de Aile Kavramı ve Aile Yaşantıları” mevzusuna ise Prof. Dr. Abdullah Çolak değindi. İlahi Kelam’da aileyi ifade sevgi, şefkat ve huzur üzerine inşa edilen aileyi tanımlamak için “ehl”, “âl” ve “zevç” gibi terimlerin kullanıldığını belirten Çolak, zevç kelimesinden mülhem olarak eşlerin birbirini tamamladığını ve birinin mutluluğunun diğerine bağlı olduğunu vurguladı. “Postmodern Dünyada Aile: ‘Yuva’yı Tahkim Etmek” meselesini ise Dr. Elif Arslan kaleme aldı. Arslan, hızlı yaşam temposunda yaşanan stres ve iletişim eksikliklerinin aileye verdiği zararları gündeme getirirken sabır, fedakârlık ve emek gibi değerlere bugün her zamankinden daha sıkı sarılmamız gerektiğinin de altını çizdi.
Bu ayki söyleşimizi Prof. Dr. İhsan Çapcıoğlu ve Doç. Dr. Fatma Çapcıoğlu ile gerçekleştirdik. Çapcıoğlu ailesi ile ailenin dünü ve bugününü, eşler arasındaki uyumu ve çocukların manevi hayatını inşa ederken ebeveynlere düşen sorumlulukları konuştuk.
Sizleri birbirinden kıymetli yazılarla baş başa bırakırken meveddet ve merhamet üzerine inşa edilen yuvalarımızın her türlü musibetten korunmasını Yüce Allah’tan diliyor, sağlıklı aile ortamında yetişen yeni neslin sadece İslam dünyası için değil tüm dünya için birer kazanç olacağını hatırlatmak istiyorum. Bu ay içerisinde idrak edeceğimiz Kurban Bayramı’nızı da en içten dileklerimle tebrik ediyor, İslam coğrafyası başta olmak üzere tüm insanlığın barış ve esenlik içinde yaşamasını, dünya üzerinde devam eden zulümlerin bir an önce son bulmasını Rabbimizden niyaz ediyorum.
Hamza BAYRAM
Next