İslam’dan önce dahi çevresinde “Muhammedü’l-Emin” olarak bilinen, ümmet-i Muhammmed için her çağda “üsve-i hasene” olan Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), yalnızca yüce dinimiz İslam’ı tebliğ etmemiş, aynı zamanda bütün insanlık için kurtuluş reçetesinin, en güzel ahlakın ve yüce erdemliliğin timsali olmuştur. O, sözleriyle ve davranışlarıyla hayatın her alanında yol gösterici, öncü ve örnektir. Güvenilirlik, adalet, şefkat, merhamet, dürüstlük ve hoşgörü gibi pek çok haslet, onun şahsında somutlaşmıştır. Dün olduğu gibi bugün de insanlığın ihtiyaç duyduğu pusula, hiç şüphesiz onun ahlakıdır. Kur’an ayetleri ile şekillenen, dolayısıyla “Kur’an ahlakı” olarak da tanımlanan nebevi ahlak, bireysel hayattan bütün sosyal ve toplumsal ilişkilere kadar her alanda huzur, sevgi ve adaletin en tabii teminatıdır.

Hemen her şeyin hızla metalaşarak tüketildiği, manevi değerlerin zedelendiği ve artan bireyselleşmeyle birlikte dünyevi hırsların da derinlemesine kök saldığı günümüzde, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünnetini, ahlakını, merhamet ve zarafetini yeniden kuşanmaya her zamankinden daha fazla muhtacız. Zira ahlaktan ayrı bir ibadet anlayışı nakıs; ibadetle taçlanmamış ahlak iddiaları da köksüz, mesnetsiz kalacaktır. İslam’ın idealize ettiği model; vahiyle ve nebevi ahlakla inşa edilen bir karakter, ibadetle derinleşen ve güzelleşen bir ahlak, hayatın her anına yansıyan peygamberî bir zarafettir. Dünyayı, içerisinde bulunduğu bütün çıkmazlardan, buhranlardan ve ahlak erozyonundan kurtaracak yegâne kurtuluş da bu model olacaktır.

Diyanet Aylık Dergi olarak bu ay, tüm insanlığın muhtaç olduğu en güzel ahlaka yer verdiğimiz, “Hz. Peygamber ve Güzel Ahlak” dosya konusuyla huzurlarınızdayız. Prof. Dr. Yavuz Köktaş, “Ayetlerin İnşa Ettiği Peygamberî Karakter” başlıklı makalesiyle ilahi vahyin biçimlendirdiği nebevi ahlakı okurlarımız için titizlikle tahlil etti. Prof. Dr. Selçuk Coşkun, “Ahlak İbadet İlişkisi” yazısında, dinî hayatın ayrılmaz iki unsuru olan “ibadet ve ahlak” arasındaki köklü bağı, Kur’an ayetleri ve Peygamber Efendimizin sünneti ışığında ele alırken Prof. Dr. Soner Duman, “Nebevi Zarafetin Dünyevi Hayata Yansıması” başlıklı makalesiyle dosya konumuza zarif bir katkıda bulundu. Bu çalışmasıyla Duman; Resul-i Ekrem’in (s.a.s.) insan ilişkilerindeki söz ve tutumlarını, hususiyetle nezaketini ve zarafetini, “günümüz dünyasına ve hayatımızın her safhasına nasıl dâhil edebiliriz?” sorusunun izini sürerek okurlarımız için nebevi nezaketin ölçülerini aktardı.

Ağustos sayımızın söyleşi konuğu olan Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı ise Kur’an ayetleri ve hadis-i şerifler eşliğinde Peygamber Efendimizin güzel ahlakı, örnek şahsiyeti, aile içi iletişimi ve sosyal ilişkileri gibi pek çok meseleye dair sorularımızı yanıtlarken okurlarımıza kıymetli mesajlar verdi.

Sevgili Peygamberimizin (s.a.s.) dünyayı teşriflerinin sene-i devriyesi itibarıyla idrak edecek olduğumuz Mevlid Kandilimizi ve içerisinde bulunduğumuz zaferler ayı vesilesiyle 30 Ağustos Zafer Bayramımızı tebrik ederim. Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle yapılacak etkinliklerin ve okumaların da gönüllerimizi, zihinlerimizi ve davranışlarımızı ihya etmesini; Resul-i Ekrem’in (s.a.s.) sünneti, mesajı ve güzel ahlakının bütün ömrümüzü kuşatmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.

Okumanın bereketlendirdiği günler dileğiyle…

Hamza BAYRAM