İyiliğin emaresi olan hüsnüzan; iyimser olmak, kötü düşünceleri bertaraf etmektir. Hayır dilemek, hayra yormak, kişiler ve olaylar hakkında art niyetli olmamaktır. Müslümanın hayatında bu bakış açısı esas olmalıdır. Aksi ispatlanmadığı sürece hüsnüzandan vazgeçilmemelidir. Aksi takdirde insan hayatını, onurunu rencide edecek birçok olayın önüne geçilemez. Hüsnüzan, yani iyi düşünmek “hüsn-i edeb”den ileri gelir, kişinin iyi bir Müslüman olduğunu gösterir. “(Allah hakkında) hüsnüzan beslemek, (O’nun af ve mağfiretini ummak) güzel bir ibadettir/ibadetin güzelliğindendir.” (İbn Hanbel, II, 407) hadisi bu anlamda, insanın bütün varlığı ile Allah’a yönelmesi gerektiğine ve yaptığı ibadetlerin kabul olacağına dair hüsnüzan beslemesinin de ayrıca ibadet olduğuna işaret etmektedir. Bu açıdan bakıldığı takdirde hüsnüzannın başlangıcı da insanın kendisini yoktan var ederek kâinatı hizmetine sunan Rabbine karşı iyi duygular beslemesidir.
• 93 Harbi Kahramanı Nene Hatun’un vefatı (1955)
• 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın vefatı (1982)