Naat, Peygamberimizin (sas) üstün vasıflarını ve ahlakını övmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Ona duyulan sevgi ve saygının en güzel ifadelerinden, İslam edebiyatının en köklü ve anlamlı türlerinden biridir. Efendimize (sas) duyulan derin sevgi, saygı ve özlem; şairlerin kaleminde şiirsel bir ifade bulmuş ve bu gelenek, İslam coğrafyasının her köşesinde farklı dillerde ve üsluplarda varlığını sürdürmüştür. Naatlar, edebî bir metin olmanın ötesinde, müminlerin Hz. Peygamber’e olan bağlılıklarını ve ona duydukları muhabbeti ifade etmenin bir aracı olmuştur. Bûsîrî’nin “Kasîdetü’l-Bürde” ve Fuzûlî’nin “Su Kasidesi” adlı eserleri, bu türün en bilinen örnekleridir. Naatlar, sadece edebiyatla sınırlı kalmamış, İslam sanatının diğer dallarında da kendine yer bulmuştur. Hattatlar, naatları görsel bir şölene dönüştürmüş; müzehhipler, bu metinleri tezhip sanatıyla süslemiştir. Musikişinaslar tarafından bestelenmiş; cami ve tekkelerde okunarak müminlerin gönlüne dokunmuştur.
• Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sas) Doğumu (M. 571)